İsviçreli bulut sağlayıcısı Proton tarafından yapılan yeni ve kapsamlı bir analiz, Avrupa’daki halka açık şirketlerin yaklaşık dörtte üçünün e-posta, takvim ve diğer temel bilişim hizmetleri için Amerikan teknoloji devlerine güvendiğini ortaya koydu. Bu durum, kıtanın “dijital egemenliğinin bir yanılsama” olduğu ve özellikle ABD’nin CLOUD Yasası gibi yasalar karşısında Avrupa’nın ulusal güvenlik riskleriyle karşı karşıya kaldığı yönündeki endişeleri artırıyor.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
9.600’den fazla Avrupa şirketinin alan adı sistemi (DNS) kayıtlarını analiz eden rapor, bu teknolojik bağımlılığın şok edici boyutlarını gözler önüne seriyor.
Öne Çıkanlar:
- Kritik Bağımlılık: İsviçreli bulut sağlayıcısı Proton’un 9.600’den fazla şirketi inceleyen yeni bir raporuna göre, Avrupa’daki halka açık şirketlerin yaklaşık %75’i e-posta ve bulut hizmetleri gibi temel operasyonları için ABD’li teknoloji devlerine güveniyor.
- En Bağımlı Ülkeler: Bu oran, İzlanda, Norveç ve İrlanda gibi ülkelerde %90’ın üzerine çıkıyor. İngiltere, Fransa ve İspanya’daki en büyük şirketler ise %100 oranında ABD teknolojisine bağımlı.
- Ulusal Güvenlik Riski (CLOUD Yasası): Bu bağımlılık, ABD’nin CLOUD Yasası nedeniyle ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. Bu yasa, ABD makamlarının, sunucuları Avrupa’da olsa bile, ABD merkezli şirketlerden veri talep etmesine olanak tanıyor. Microsoft Fransa, bu taleplere karşı kullanıcı verilerini koruyamayacaklarını itiraf etti.
- Pazar Hakimiyeti: Sorun sadece bağımlılık değil, aynı zamanda rekabetin engellenmesi. Birleşik Krallık Rekabet Kurumu, Microsoft ve Amazon’un (AWS) ülkedeki bulut pazarının %60 ila %80’ini kontrol ettiğini tespit etti.
- “Stratejik Otonomi” Çağrısı: Rapor, “Avrupa’nın altyapısı yurt dışından kontrol edildiğinde dijital egemenliğin bir yanılsama” olduğunu belirterek, kıtanın geleceğini güvence altına almak için Avrupa merkezli çözümlere yatırım yapması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Rakamlarla Bağımlılık Haritası
Proton’un analizi, Avrupa’nın teknoloji haritasındaki dengesizliği net bir şekilde ortaya koyuyor:
- En Bağımlılar: İzlanda, Norveç, İrlanda, Finlandiya ve İsveç’teki şirketlerin %90’ından fazlası ABD’li teknoloji devlerine güveniyor.
- En Az Bağımlılar: Bulgaristan (%16), Romanya (%39) ve Slovakya (%43) listenin diğer ucunda yer alıyor.
- Sektörel Bağımlılık: İngiltere’nin bankacılık ve telekomünikasyon sektörlerindeki şirketlerin %95’i, İspanya’nın enerji ve bankacılık gibi altı kritik sektörünün ise %100’ü ABD teknolojisine bağımlı durumda.
Rapor, Fransa’nın bankacılık gibi bazı sektörlerde daha düşük bağımlılık göstermesini, hükümetin “stratejik özerklik” yönündeki politikalarına bağlıyor.
Ulusal Güvenlik Riski: CLOUD Yasası ve “Haksız Gözetim”
Bu teknolojik bağımlılığın en endişe verici sonucu, ulusal güvenlik riskleri. ABD’de Trump döneminde imzalanan CLOUD Yasası, ABD kolluk kuvvetlerinin, sunucuları dünyanın neresinde olursa olsun, ABD merkezli teknoloji şirketlerinden veri talep etmesine izin veriyor.
Bu durumun ciddiyeti, geçtiğimiz ay bir Microsoft Fransa temsilcisinin Fransız Senatosu’nda yaptığı itirafla bir kez daha anlaşıldı: Şirket, CLOUD Yasası kapsamındaki bir talebe karşı kullanıcı verilerini koruyamaz. Uzmanlar, olası bir siyasi krizde ABD’nin bu yasayı bir baskı aracı olarak kullanabileceği ve Avrupa’nın kamu hizmetlerinde “büyük aksamalara” yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Rapor, Avrupa’nın dijital geleceğini güvence altına alması için kendi teknolojik altyapısına ve çözümlerine yatırım yapmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak son buluyor.



