Haberi Podcast olarak dinlemek isterseniz
Günümüzde sosyal medyanın ve dijital cihazların çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri hem hukuki hem de akademik düzeyde giderek daha yüksek sesle tartışılıyor. Kaliforniya, Kentucky ve New Mexico gibi eyaletlerde dev teknoloji şirketlerine açılan davalar devam ederken, dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor: Teknolojiyi üreten ve küresel ölçekte yayan Silikon Vadisi yöneticileri, kendi çocuklarını bu ürünlerden titizlikle koruyor.
Silikon Vadisi’nde Ekran Süresi ve Sosyal Medya Çıkmazı
Kaliforniya’nın Oakland kentinde görülen Meta davası gibi hukuki süreçlerde, Facebook ve Instagram’ın gençleri platformda tutmak için bağımlılık yapıcı mekanizmalar sunduğu iddia ediliyor. Meta bu iddiaları reddetse de, şirketlerin tepe yöneticilerinin kendi ebeveynlik pratikleri kamuoyunun dikkatinden kaçmıyor. Birçok teknoloji lideri, dijital cihazları kendi çocukları için bir eğitimci ya da bakıcı olarak görmek yerine, ev sınırları içinde kullanımını katı kurallara bağlıyor.
Teknoloji Liderleri Kendi Çocuklarını Nasıl Büyütüyor?
Zuckerberg, Thiel ve Gates’in Temkinli Yaklaşımı
Meta CEO’su Mark Zuckerberg, çocuklarının uzun süre bilgisayar veya televizyon karşısında zaman geçirmesini istemediğini dile getiren isimlerden biri. Zuckerberg, pasif içerik tüketiminin çocuklar için faydalı olmadığını vurgularken, 2017 yılında doğan kızı için yazdığı açık mektupta da dışarıda oynamanın ve doğayla vakit geçirmenin önemine değinmişti.
Facebook’un ilk dış yatırımcılarından Peter Thiel ise çocuklarının ekran süresini haftada sadece bir buçuk saatle sınırlandırdığını belirterek, Silikon Vadisi’ndeki pek çok ebeveynin benzer yaklaşımlar benimsediğini ifade ediyor. Benzer şekilde Microsoft kurucu ortağı Bill Gates çocuklarına 14 yaşına kadar cep telefonu vermediğini söylerken, Alphabet CEO’su Sundar Pichai oğlunun 11 yaşına kadar telefon sahibi olmadığını ve evdeki televizyona erişimin kısıtlı olduğunu aktarmıştı. Apple CEO’su Tim Cook da yeğeninin sosyal ağlara girmesine izin vermeyeceğini açıklamıştı.
Spiegel ve Chen: Dijital Bağımlılık ve Sıkılmanın Değeri
Snapchat’in çatı şirketi Snap’in CEO’su Evan Spiegel, küçük yaştaki çocukları için ekran süresini haftada 90 dakika ile sınırlandırdığını, hatta 2 yaşındaki çocuğu için sıfır ekran politikası uyguladığını belirtiyor. Çocukluğunda televizyon izlemesine izin verilmediğini ve bu sayede okumaya ve üretmeye yöneldiğini aktaran Spiegel, geleneksel oyun ve okuma süreçlerini destekliyor.
YouTube kurucu ortaklarından Steve Chen ise Stanford’da yaptığı konuşmada modern dijital ortamın çocukları her şeyi 15 dakikadan kısa veya kısa formatlı videolar halinde tüketmeye alıştırdığını ifade etmişti. Chen, çocuklarının işleri “yavaş ve çaba sarf ederek” öğrenmesini hedeflediğini ekliyor.
Yapay Zeka Çağında Ebeveynlik ve İnsani Beceriler
Waldorf Okulları ve Alternatif Eğitim
Silikon Vadisi’nin kalbinde, Google genel merkezine oldukça yakın bir mesafede yer alan Waldorf School of the Peninsula gibi kurumlar, yüksek eğitim ücretlerine rağmen çocukları teknolojiden uzak tutmayı vaat ediyor. Okulda telefon kullanımı tamamen yasaklanırken, makine öğrenimi yerine insan odaklı öğrenme ön plana çıkarılıyor. Amaç, geleceğin liderlerine teknolojik bağımlılıklardan uzak, net ve derinlemesine düşünebilme yeteneği kazandırmak.
Sam Altman ve Yapay Zekaya Temkinli Yaklaşım
Yapay zeka teknolojisinin öncülerinden OpenAI CEO’su Sam Altman da yeni bir baba olarak çocukların eline tablet verilmesine ve algoritmik akışlara karşı duruşunun sertleştiğini belirtiyor. Altman, çocuğunun yapay zeka ile etkileşime girmesi konusunda aceleci olmayacağını, aksine bu süreci mümkün olduğunca geç başlatmak istediğini dile getiriyor. Kendi çocukluğundaki can sıkıntısının yaratıcılık açısından son derece değerli olduğunu vurgulayan Altman, çocuğunu doğada oynamaya yönlendirmeyi tercih ettiğini söylüyor.
Kaynak: nytimes.com



