‘Salla Gitsin’ Başvurular ve Sahte Mülakatlar Süreci Kilitledi!
Üretken yapay zekanın yükselişi, iş arama ve işe alım süreçlerini geri dönülmez bir şekilde değiştirdi. Adayların ChatGPT gibi araçlarla saniyeler içinde yüzlerce “mükemmel” başvuru oluşturması, işverenleri bir “aynılık tsunamisi” ile karşı karşıya bırakırken, gerçek yeteneklerin kalabalıkta kaybolmasına neden oluyor. Taraflar arasındaki bu teknolojik savaş, süreci herkes için daha verimsiz ve sinir bozucu hale getiriyor.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Rakamlarla Başvuru Tufanı
Öğrenci İşverenleri Enstitüsü’nün (ISE) verileri, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. 2019’da her bir mezun pozisyonu için ortalama 50 başvuru yapılırken, bu sayı geçen yıl rekor bir seviyeye ulaşarak 140’a fırladı. Bu, sadece bir yılda %59’luk inanılmaz bir artış demek. LinkedIn gibi platformlar ise dakikada 11.000 başvurunun işlendiğini bildiriyor.
Bu patlamanın arkasındaki ana güç, yapay zeka. LazyApply gibi çevrimiçi araçlar, adayların birkaç kişisel bilgiyi girdikten sonra otomatik olarak binlerce işe başvurmasına olanak tanıyor. Bir yazılım mühendisinin bu aracı kullanarak bir haftada 5.000 işe başvurması ve sadece 20 mülakat (%0,4 başarı oranı) alması, “salla gitsin” ya da uzmanların deyimiyle “deneyip dua etme” yaklaşımının ne kadar yaygınlaştığını gösteriyor.
Kedi-Fare Oyunu: Taraflar Birbirini Test Ediyor
Bu yapay zeka destekli başvuru seli, işverenleri de karşı hamleler yapmaya itti ve ortaya tam bir teknolojik kedi-fare oyunu çıktı.
- İşverenlerin Hamleleri:
- Oyunlaştırılmış Testler: Arctic Shores gibi şirketler, adayların eleştirel düşünme ve problem çözme yeteneklerini ölçen, yapay zekanın kopya çekemeyeceği oyun benzeri psikometrik testler sunuyor.
- Tek Yönlü Video Mülakatlar: Adaylardan, animasyonlu bir yöneticinin sorduğu soruları videoya kaydetmeleri isteniyor. Bu cevaplar daha sonra yapay zeka tarafından analiz ediliyor.
- Şaşırtıcı Sorular: Mülakatlarda adayların yapay zeka suflelerini boşa çıkarmak için “Kahvaltıda ne yedin?” gibi beklenmedik sorular soruluyor.
- Adayların Karşı Hamleleri:
- Arka Plan Desteği: Adaylar, tek yönlü video mülakatlar sırasında arka planda ChatGPT çalıştırarak gelen sorulara anında “mükemmel” cevaplar üretiyor.
Kim Başlattı? İşverenlerin de Sorumluluğu Var
Peki, bu kaostan sadece adaylar mı sorumlu? Lancaster Üniversitesi‘nden Huw Fearnall-Williams‘a göre, hayır. Şirketler yirmi yılı aşkın süredir “Başvuru Takip Sistemleri” (ATS) kullanarak özgeçmişleri anahtar kelimelere göre otomatik olarak eliyor. Bu sistemler, adayları belirli kalıplara uymaya ve “doğru” kelimeleri kullanmaya zorlayarak, süreci yapay zekanın yükselişinden çok önce mekanikleştirmişti.
Çözüm İronik: İnsana Geri Dönüş
Yapay zeka silahlanma yarışının en büyük kurbanı, nitelikler oluyor. ISE, yapay zeka ile parlatılmış başvurularla işe alınan adayların öz farkındalık, dayanıklılık ve sözlü iletişim gibi temel yetkinliklerde beklentilerin altında kaldığını raporluyor.
Bu kilitlenmiş durum karşısında sektör, ironik bir şekilde, en temel çözüme geri dönüyor: insana. İşe Alma ve İstihdam Konfederasyonu Başkanı Neil Carberry, sektörde adayları şahsen tanıyan uzman danışmanlara yönelik bir “kaliteye kaçış” olduğunu belirtiyor. En çarpıcı örnek ise teknoloji devi Google’dan geldi. CEO Sundar Pichai, kodlama testlerindeki hile girişimlerinden sonra son aşama mülakatları tekrar yüz yüze yapmaya başladıklarını açıkladı.
Yapay zekanın verimlilik vaadi, şimdilik yerini endüstriyel ölçekte üretilen, düşük kaliteli bir başvuru kabusuna bırakmış gibi görünüyor. Çözüm, teknolojiyi azaltıp insan etkileşimini artırmaktan geçiyor olabilir.
