Yapay Zekâ ve Bilişsel Gerileme Tehlikesi
Bilişsel Gerileme Tehlikesi: Yapay Zeka Bizi Gerçekten Aptallaştırıyor mu?
İnternetin dikkat dağıtıcı ve parçalı yapısının insan beyninde bilişsel hasara neden olduğu, derin düşünme ve karmaşık düşünme yeteneklerimizi azalttığı tezi, uzun süredir bilim dünyasında tartışılan bir konu. Şimdi ise bu tartışmaya, “yapay zekâ” adlı yeni ve daha güçlü bir oyuncu ekleniyor. Uzmanlar, ChatGPT gibi büyük dil modellerinin (LLM) yaygın kullanımının, insan zekası üzerinde potansiyel olarak yıkıcı etkileri olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Makineye Bağımlılık ve Zihinsel Kasların Körelmesi
Yazıda, yapay zekaya olan bağımlılığımız ile e-bisiklet kullanan birinin fiziksel bağımlılığı arasında çarpıcı bir paralellik kuruluyor. Her iki durumda da, makine “ağır işi” üstlenerek bireyin kendi yeteneklerini kullanmasını engelliyor ve bu durum, Nicholas Carr’ın “bilişsel yük boşaltma” olarak tanımladığı bir sürece yol açıyor. Yapılan araştırmalar bu tehlikeyi bilimsel verilerle destekliyor:
- Eleştirel Düşüncede Düşüş: Bir araştırmanın sonuçlarına göre, sık yapay zeka araçları kullanımı ile eleştirel düşünme yetenekleri arasında önemli bir negatif korelasyon bulunuyor. Bu, beynin “kasları” görevlerini makineye devrettikçe, derin ve yansıtıcı düşünme süreçlerine katılımın azaldığını gösteriyor. Özellikle gençlerin bu durumdan daha fazla etkilendiği ve “yaşlı katılımcılara kıyasla daha düşük eleştirel düşünme puanları” sergilediği belirtiliyor.
- Bağımsız Problem Çözme Becerilerinde Gerileme: Microsoft ve Carnegie Mellon Üniversitesi’nden bir ekibin bulguları da bu endişeleri destekliyor. Araştırma, üretken yapay zekanın “işle eleştirel etkileşimi engelleyebileceğini”, “bağımsız problem çözme” becerilerini azaltabileceğini ve “araca uzun vadede aşırı bağımlılığa” yol açabileceğini ortaya koyuyor. Yapay zeka, bir nevi “beyni çürüten bir uyuşturucu” olarak nitelendiriliyor.
- MIT’nin Beyin Bağlantısı Çalışması: MIT tarafından yapılan bir çalışma, bir deneme yazma görevi sırasında katılımcıların beyin bağlantılarını ölçtü. Sonuçlar netti:
- Sadece beyinlerini kullanan katılımcılar, en güçlü ve en dağınık beyin ağlarını sergiledi.
- Arama motoru kullanıcıları orta düzeyde etkileşim gösterdi.
- Büyük dil modeli (LLM) kullanıcıları ise en zayıf bağlantıyı sergiledi.
- Dahası, bu düşük performansın dört ay boyunca devam ettiği gözlemlendi, bu da yapay zeka bağımlılığının uzun vadeli eğitimsel etkileri konusunda ciddi endişeler doğuruyor.
Yaygın Kullanım Oranları ve Geleceğe Dair Endişeler
Rakamlar, bu bilişsel gerileme tehlikesinin ne kadar hızlı yayıldığını gösteriyor. ChatGPT kullanıcı sayısı, Şubat ve Nisan ayları arasında 400 milyondan 800 milyona yükseldi. Birleşik Krallık’ta, ChatGPT kullanmayan öğrenci oranı geçen yılki %47’den bu yıl %12’ye düştü. Harvard‘daki öğrencilerin neredeyse %90’ı çalışmalarında LLM programlarını kullanıyor.
Bu eğilim, toplumumuzda inovasyona yönelik fanatik bir hayranlığın ve teknolojiye duyulan sorgusuz bir inancın sonucu olarak yorumlanıyor. Yazar, bu durumun, insanları zihinsel olarak zayıflatarak Darwinci bir seçim sürecine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kendi zihinsel güçlerine güvenen ve makineye bağımlı kalmayı reddeden bireylerin, uzun vadede daha güçlü ve daha akıllı hale gelebileceği iddia ediliyor.
Bu haber ilgini çekebilir.
