Türkiye’de Yapay Zekâ Sağlıkta Güven Kazanıyor: Philips Araştırması Dijital Sağlık Dönüşümünü İşaret Ediyor
Philips Türkiye ve Ipsos Türkiye iş birliğiyle hazırlanan 2025 Sağlık Trendleri Araştırması, Türkiye toplumunun sağlık teknolojilerine ve özellikle yapay zekâya yönelik artan güvenini gözler önüne seriyor. Araştırma, dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte sağlık sistemlerinin daha erişilebilir ve etkin bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor.
Yapay Zekâ ve Dijital Sağlık: Güven ve Erişilebilirlik Artıyor
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, teknolojinin sağlık hizmetlerini dönüştürme potansiyeline olan yüksek inanç oldu:
- Katılımcıların %51’i, yapay zekânın teşhis ve tedavi süreçlerine anlamlı katkı sağlayacağına inanıyor.
- Toplumun %74’ü teknolojinin hastalıkların tedavisini kolaylaştırdığını, %84’ü ise kişisel sağlık yönetiminde önemli fayda sağladığını düşünüyor.
- Teknolojinin sağladığı başlıca avantajlar olarak; sağlık profesyonellerine hızlı erişim (%59), verilere kolay ulaşım (%57) ve bilgilerin tek noktada toplanması (%54) öne çıkıyor.
Tele-Sağlık Yükselişte, Fiziksel Temas Önemini Koruyor
Dijitalleşmenin en görünür alanı olan tele-sağlık hizmetleri hızla yayılıyor:
- Tele-sağlık bilinirliği 2023’te %19 iken 2025’te %28’e yükseldi ve hizmetlerden memnuniyet oranı %81’e ulaştı.
- Ancak, teknolojik ilerlemeye rağmen, katılımcıların %77’si tanı ve tedavi için fiziksel muayenenin hala gerekli olduğunu belirterek doktorlarla yüz yüze iletişimin önemini vurguluyor.
- Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy, “Dijital sağlık teknolojileri ve yapay zekâ, hekimlerin kısa sürede doğru teşhise ulaşmasını sağlıyor, onlara hastalarına daha fazla zaman ayırma imkânı veriyor. Teknoloji, sağlık hizmetlerini daha verimli, erişilebilir ve insana dokunan bir yapıya dönüştürüyor,” değerlendirmesinde bulundu.
Bireysel Sağlık Bilinci ve Sağlıklı Yaşam Çabası Artıyo
Dijital dönüşümle eş zamanlı olarak bireysel sağlık farkındalığı da yükselişte. Kendini “iyi/çok iyi” hissedenlerin oranı 2019’da %89 iken 2025’te %62’ye gerilemesine rağmen, sağlıklı kalma çabası belirginleşti:
- Toplumun %84’ü sağlıklı kalmak için çaba gösteriyor.
- %73’ü sağlığı için harcama yapmaya hazır.
- Uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) kavramı hakkında bilgi sahibi olanların oranı %61‘e ulaştı.
- Kalp sağlığı için düzenli kontrole gidenlerin oranı %29’a, ağız ve diş sağlığının kalp sağlığıyla ilişkili olduğunu düşünenlerin oranı ise %68’e yükseldi.
Sürdürülebilirlik Sağlık Sektöründe Öncelik Halinde
Araştırma, sağlık hizmetlerinin yalnızca bireyi değil, gezegeni de kapsayan geniş bir perspektife doğru ilerlediğini gösteriyor:
- Katılımcıların %65’i sürdürülebilirliğin sağlık sektöründe öncelikli bir konu olması gerektiğine inanıyor.
- Tüketicilerin %53’ü, sürdürülebilir uygulamalara sahip şirketlerden ürün veya hizmet satın alma eğiliminde.
- Tüketici kararlarında sürdürülebilir ürün özelliklerinin başında uzun ömürlülük (%77), çevre dostu malzeme (%76) ve geri dönüştürülebilirlik (%75) geliyor.
Philips Türkiye Genel Müdürü Gamze Arbak, araştırmayla ilgili olarak, “Amacımız, daha fazla insana daha iyi bir sağlık hizmeti ulaştırmak. Teknolojiyi, insanların yaşamlarını iyileştirmek ve daha fazla kişiye daha iyi sağlık hizmeti sunmak amacıyla geliştiriyor; bunu yaparken sürdürülebilirliği inovasyonun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz,” ifadelerini kullandı.
