Türkiye’de İlk Kez 1.400 Kilometre Uzaktan Robotik Cerrahiyle Ameliyat Yapıldı
Sağlık teknolojilerindeki baş döndürücü gelişim, fiziksel sınırları zorlamaya ve tıbbın geleceğini yeniden şekillendirmeye devam ediyor. Robotik cerrahinin yalnızca ameliyathane içi bir asistan olmaktan çıkıp, şehirler hatta ülkeler arası bir köprüye dönüştüğünün en somut örneğine geçtiğimiz günlerde Türkiye’de tanıklık ettik.
Tıbbi teknolojiler alanında faaliyet gösteren MicroPort’un robotik cerrahi altyapısı kullanılarak 22 Ekim’de Türkiye’de bir ilke imza atıldı. İstanbul ve Muş arasında kurulan 1.400 kilometrelik fiberoptik bağlantı üzerinden, Türkiye’deki ilk uzaktan robotik histerektomi (rahim alınması) ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi.
Bu tarihi operasyon, İstanbul’daki TÜSEB İDEA merkezinden bağlanan Doç. Dr. Derman Başaran ile Muş Devlet Hastanesi’nde hasta başında bulunan Op. Dr. Haticegül Tuncer’in eş zamanlı iş birliğiyle tamamlandı.
1.400 Kilometrelik Mesafede Eş Zamanlı Koordinasyon
Teknoloji gazetecisi olarak yıllardır 5G, fiberoptik altyapılar ve düşük gecikme süreli (low-latency) ağların sağlık sektöründe yaratacağı devrimi konuşuyoruz. Bu operasyon, o teorik devrimin pratikteki en başarılı yansımalarından biri oldu.
Ameliyat süreci teknolojik açıdan incelendiğinde oldukça etkileyici bir altyapıya sahip: Doç. Dr. Derman Başaran, İstanbul’daki cerrahi konsoldan Muş’taki robotik cerrahi sistemine fiberoptik altyapı üzerinden sağlanan yüksek hızlı internet bağlantısıyla entegre oldu. Bu sayede robotik kolların kontrolünü eş zamanlı olarak sağlarken, Muş Devlet Hastanesi’nde bulunan Op. Dr. Haticegül Tuncer ise ameliyatın hasta başındaki fiziksel ve cerrahi sorumluluğunu üstlendi.
Telecerrahi olarak adlandırılan bu yöntem, yüksek çözünürlüklü görüntülerin gecikmesiz aktarımı ve konsoldan verilen komutların robotik kollar tarafından anında milimetrik hassasiyetle uygulanması prensibine dayanıyor. Bu teknoloji, sadece ameliyatları uzaktan yapmayı değil, aynı zamanda tecrübeli cerrahların kilometrelerce ötedeki genç meslektaşlarına gerçek zamanlı rehberlik etmesini (telementorluk/teleproktörlük) de sağlıyor.
“Hedefimiz, Hastanın Başka Şehre Gitmeden Tedavi Olması”
Operasyonun teknik ve klinik boyutlarını değerlendiren Doç. Dr. Derman Başaran, sistemin sunduğu fırsatların altını çiziyor: “Robotik cerrahiye ihtiyaç duyan hastaların bir kısmı büyük merkezlere ulaşmakta zorlanıyor. Telecerrahi ve uzaktan eğitim desteği sunan telementorluk sayesinde, farklı şehirlerdeki uzmanlar birlikte çalışabilir, hekimlerin eğitimi devam edebilir ve giderek daha zorlu ameliyatlarda daha fazla sorumluluk üstlenmeleri sağlanabilir. Hedefimiz, uygun koşullar sağlandığında hastaların başka bir şehre gitmek zorunda kalmadan, yaşadıkları yerde tedavi olabilmesi.”
Muş Devlet Hastanesi’nde operasyonun hasta başındaki sorumluluğunu yürüten Op. Dr. Haticegül Tuncer ise robotik cerrahinin bir teknolojiden ziyade bir vizyon dönüşümü olduğuna dikkat çekiyor: “Uzmanlık eğitimim sırasında 200’ün üzerinde robotik cerrahi vakasında aktif konsol deneyimi kazanma fırsatım oldu. Bu süreç, robotik cerrahinin yalnızca teknolojik bir yenilik değil, cerrahi uygulamaların geleceğini şekillendiren önemli bir dönüşüm olduğunu görmemi sağladı. Bugün mecburi hizmetimi sürdürdüğüm Muş’ta, edindiğim bilgi ve deneyimi böylesine önemli bir operasyonun parçası olarak değerlendirmek benim için büyük anlam taşıyor.” Tuncer ayrıca, bu başarının telecerrahinin klinik uygulamalarının geliştirilmesi ve sağlık kuruluşları arası bilgi paylaşımı için yeni ufuklar açacağını belirtti.
Sağlıkta “Coğrafya Kaderdir” Anlayışı Değişiyor
Bu gelişme, Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişimdeki bölgesel eşitsizlikleri giderme potansiyeline sahip. MicroPort Kıdemli Başkan Yardımcısı Dr. Altuğ Ergin de tam bu noktaya temas ederek, telecerrahinin coğrafi sınırları ortadan kaldıran yapısına vurgu yaptı: “Fiberoptik bağlantılar, 5G ve benzeri yüksek hızlı veri altyapıları sayesinde cerrahlar, uygun teknik ve klinik koşullar sağlandığında yüzlerce, hatta binlerce kilometre uzaklıktaki hastalara cerrahi müdahalede bulunabilmektedirler. Bu imkân, özellikle ileri cerrahi uzmanlığına erişimin sınırlı olduğu bölgeler açısından büyük önem taşımaktadır.”
Dr. Ergin, teleproktörlük sayesinde hasta transferi ihtiyacının azalacağını ve buna bağlı hasta maliyetlerinin düşeceğini belirterek, bu tür iş birliklerinin sağlık sisteminin geleceğinde temel bir rol oynayacağını ifade etti.
MicroPort Türkiye, Balkanlar ve Azerbaycan Kıdemli Direktörü Ebru Güneş ise bu başarılı operasyonu Türkiye’nin sağlık teknolojilerindeki dönüşümü için bir kilometre taşı olarak nitelendirdi ve Türkiye’nin telecerrahi alanında bölgesel bir lider olacağına inandıklarını kaydetti.
Teknoloji ve tıp dünyasının kesişim noktasında gerçekleşen bu 1.400 kilometrelik operasyon, gelecekte robotik cerrahi kollarının ülkemizin dört bir yanındaki hastanelerde daha fazla hayat kurtaracağının en net sinyalini veriyor.
