“ABD’de Üretim Yapmayana Af Yok”
WASHINGTON, 7 Ağustos 2025 – ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamayla teknoloji sektörünü ve küresel tedarik zincirlerini sarsacak bir adım attı. Trump, ABD’ye ithal edilen tüm bilgisayar çiplerine yüzde 100 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunurken, bu ezici verginin bir istisnası olacağını belirtti: Amerika Birleşik Devletleri’nde “üretim yapmayı taahhüt eden” şirketler muaf tutulacak. Bu “havuç ve sopa” politikası, Trump’a teknoloji devleri üzerinde muazzam bir pazarlık gücü ve kaldıraç sağlıyor.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Apple Örneği: Uyum Sağlamanın Karşılığı
Bu yeni yarı iletken ticaret politikasının ilk ve en somut örneği Apple oldu. Trump, duyuruyu Beyaz Saray’da Apple CEO’su Tim Cook ile birlikte düzenlediği bir etkinlikte yaptı ve Apple’ın bu potansiyel vergiden muafiyet sağladığını açıkladı.
Bu muafiyetin karşılığında Apple, ABD’ye yönelik yatırım taahhütlerini artırdı:
- Şirket, Çarşamba günü yayınladığı bir blog yazısında, Trump döneminde ABD merkezli tedarikçilerden yapacağı alımlar için harcayacağı tutarı 100 milyar dolar artırarak 600 milyar dolara çıkardığını duyurdu.
- Apple ayrıca, iPhone ve Apple Watch’lar için tüm camları Kentucky’deki tesislerinde üretmek üzere uzun süredir tedarikçisi olan Corning ile bir anlaşma yaptığını belirtti.
- Şirket, kullandığı bileşenlerin daha fazlasını ABD içinde üretmek için bir grup bilgisayar çipi şirketiyle çalıştığını ekledi.
Etkinlikte Tim Cook, Trump’ı “Amerikan inovasyonu ve üretiminin büyük bir savunucusu” olarak nitelendirirken, Trump da Cook’u “harika, harika bir adam” olarak övdü. Bu tablo, yönetimin politikalarına uyum sağlayan şirketlerin nasıl ödüllendirileceğinin bir göstergesi olarak yorumlandı.
Politikanın Perde Arkası ve Ekonomik Etkileri
Bir Trump yönetimi yetkilisi, bu politikanın amacının, firmalara üretim tesislerini ve tedarik zincirlerini ABD’ye taşımaları için “nefes alma alanı” sağlamak olduğunu belirtti. Ancak bu geçiş sürecinin faturası ağır olabilir. İthalatçılar genellikle tarife maliyetlerini tüketicilere yansıttığından, bu vergilerin uygulanması halinde akıllı telefonlardan otomobillere kadar çipe bağımlı tüm tüketim mallarının fiyatının artması bekleniyor.
Beyaz Saray sözcüsü Kush Desai ise yönetimin Amerikan imalatını canlandırmak için “incelikli, çok yönlü bir yaklaşım” benimsediğini söyledi.
Şüphecilik ve Gerçekleşmeyen Vaatler
Trump’ın “ABD’de inşaat yapan” şirketleri muaf tutma sözü ve Apple’ın başarısı, diğer teknoloji patronlarının da benzer bir muamele için sıraya gireceğini gösteriyor. Ancak bu durum, başkanın hangi ölçekte bir yatırımın yeterli olacağını belirtmemesi nedeniyle ona şirketler üzerinde önemli bir nüfuz sağlıyor.
Yönetimin “Trump etkisi” olarak nitelendirdiği bu yatırım duyuruları dalgasına rağmen, Ocak ayından bu yana açıklanan yatırımların çoğunun Kasım’daki seçim zaferinden önce planlandığı veya henüz hayata geçmediği belirtiliyor. Örneğin, Trump’ın duyurduğu 500 milyar dolarlık “Stargate” veri merkezi projesinde, Temmuz ayı itibarıyla duyurulan tek tesisin inşasına Biden yönetimi sırasında başlanmıştı. Ayrıca, Trump’ın ilk döneminde duyurduğu ve milyarlarca dolarlık bir yatırım olan Tayvanlı Foxconn’un Wisconsin tesisi anlaşması hiçbir zaman hayata geçmedi.
Bu durum, mevcut duyuruların ne kadarının gerçeğe dönüşeceğine dair şüpheleri beraberinde getiriyor.
Öne Çıkanlar
- %100 Gümrük Vergisi Tehdidi: Başkan Trump, ABD’ye ithal edilen tüm bilgisayar çiplerine %100 vergi tehdidinde bulundu.
- ABD’de Üretim Muafiyeti: ABD’de üretim yapmayı taahhüt eden şirketler bu vergiden muaf tutulacak.
- Apple Anlaşması: Apple, ABD’ye 600 milyar dolarlık yatırım taahhüdünü artırarak bu vergiden muafiyet sağlayan ilk şirket oldu.
- Tüketiciye Etkisi: Uygulanması halinde vergilerin, çip kullanan tüm elektronik ürünlerin fiyatlarını artırması bekleniyor.
- Başkanlık Kaldıracı: Muafiyet kriterlerinin belirsizliği, Trump’a teknoloji şirketleri üzerinde önemli bir pazarlık gücü veriyor.
- Geçmişteki Başarısızlıklar: Trump’ın daha önceki döneminde duyurduğu Foxconn gibi bazı büyük yatırım anlaşmaları gerçekleşmemişti, bu da mevcut duyurulara şüpheyle yaklaşılmasına neden oluyor.



