Washington, D.C. – ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka alanında iddialı bir eylem planını duyurarak, “uyanmış yapay zeka” modellerini hükümetten uzak tutacağını, ülkeyi bir “yapay zeka ihracat merkezi” haline getireceğini ve teknoloji üzerindeki çevresel düzenlemeleri gevşeteceğini açıkladı. Euronews Next’in detaylı analizine göre, bu adımlar üç başkanlık kararnamesiyle hayata geçirilecek ve ABD’nin yapay zeka politikasında önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
1. “Uyanmış Yapay Zeka”ya Karşı Savaş: İdeolojik Tarafsızlık Vurgusu
Trump’ın “Federal Hükümette Uyanık Yapay Zeka’nın Önlenmesi” başlıklı emri, “uyanmış yapay zeka” modellerini ve “ideolojik olarak tarafsız” olmayan yapay zekayı hükümet sözleşmelerinden men ediyor. Bu emir, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) kavramlarının “çıktının kalitesini ve doğruluğunu bozabilecek” “yaygın ve yıkıcı” bir ideoloji olduğunu belirtiyor. Özellikle ırk, cinsiyet, transseksüellik, bilinçsiz önyargı, kesişimsellik ve sistemik ırkçılık gibi konulara atıfta bulunuluyor.
Bu kararın temel amacı, ifade özgürlüğünü ve “Amerikan değerlerini” korumak olarak açıklansa da, DEI, iklim değişikliği ve yanlış bilgilendirme gibi konulardaki bilgileri filtreleyerek yapay zekada nesnelliğe ulaşmayı zorlaştırabileceği eleştirileri de beraberinde getiriyor. Trump’ın baş yapay zeka danışmanı ve eski PayPal yöneticisi David Sacks, Google’ın 2024 Şubat’ında siyahi, Asyalı ve Kızılderili Kurucu Baba görüntüleri oluşturan yapay zeka aracını eleştirmesiyle “uyanmış yapay zeka” tartışmasının fitilini ateşlemişti. Bu olay, Elon Musk, Marc Andreessen ve birçok Cumhuriyetçi figür tarafından yapay zekadaki algılanan siyasi önyargı sorununa bir örnek olarak gösterildi.
2. Küresel Hakimiyet ve Düzenlemelerin Azaltılması Hedefi
Trump’ın eylem planı, yapay zeka inovasyonunu ve benimsenmesini önceliklendirerek, sektörler ve hükümetler genelinde benimsenmeyi yavaşlatabilecek her türlü engelin kaldırılmasını talep ediyor. Trump, ülkenin politikasının “yapay zeka alanında dünyaya liderlik etmek için ne gerekiyorsa yapmak” olacağını ifade etti. Bu hamle aynı zamanda, OpenAI’nin ChatGPT’si veya Google’ın Gemini’si gibi yapay zeka sohbet robotlarında gözlemledikleri liberal önyargıya karşı koymak isteyen teknoloji sektörünün bazı kesimlerinin uzun süredir dile getirdiği taleplere yanıt niteliğinde.
3. Veri Merkezi İzinleri ve Çevre Düzenlemelerinde Gevşeme
Planın en dikkat çekici maddelerinden biri, yeni veri merkezleri ve fabrikaların inşasını hızlandırmak için izin süreçlerini kolaylaştırmak ve çevre düzenlemelerini gevşetmek. “Radikal iklim dogmasını” kınayan plan, temiz hava ve su yasaları da dahil olmak üzere çevresel kısıtlamaların kaldırılmasını öneriyor. Trump, yapay zekanın yüksek enerji ihtiyacını vurgulayarak, ABD’nin gaz, kömür ve nükleer enerji kaynaklarına erişimini artırma çabalarını bu duruma bağladı.
Trump Çarşamba günkü etkinlikte, “En az Çin kadar elektrik kapasitesi ekleyeceğiz,” dedi ve “Her şirkete kendi elektrik santralini inşa etme hakkı verilecek” şeklinde konuştu. OpenAI’nin Teksas’ta Oracle destekli Stargate projesinin ilk etabını faaliyete geçirmesiyle birlikte, Amazon, Microsoft, Meta ve xAI gibi teknoloji devlerinin de büyük veri merkezi projeleri devam ediyor. Ancak bu durum, yapay zeka patlamasının küresel ısınmaya yol açan fosil yakıt üretimine olan talebi artırdığı endişelerini de beraberinde getiriyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Salı günü dünya genelindeki teknoloji şirketlerine 2030 yılına kadar veri merkezlerini tamamen yenilenebilir enerjiyle çalıştırmaları çağrısında bulunmuştu.
Plan ayrıca, eyaletleri yapay zeka teknolojisini agresif bir şekilde düzenlemekten caydırmaya yönelik bir strateji de içeriyor ve federal kurumlara, ağır düzenlemelere sahip eyaletlere fon sağlamamaları çağrısında bulunuyor. Trump, “Tüm eyaletlerin ve herkesin üstünde olan, sağduyulu bir federal standarda ihtiyacımız var” diyerek, bu yaklaşımın nedenini “aynı anda 43 eyaletle dava açmak zorunda kalmazsınız” şeklinde açıkladı.
Kamuoyundan ve Sektörden Tepkiler
Yapay zekanın nasıl düzenleneceği konusunda, sektörün etkili isimleri arasında bile şiddetli tartışmalar yaşanıyor. Trump’ın bazı destekçileri, özellikle Marc Andreessen, yapay zekanın gelişimini minimum düzenlemeyle hızlandırmayı hedefleyen “hızlandırmacı” bir yaklaşımı savunurken, David Sacks kendisini “tekno-gerçekçiliğin” orta yolu olarak tanımlıyor. Sacks, “All-In” podcast’inde, “Teknoloji gelecek. Onu durdurmaya çalışmak, gelgitlerin durmasını emretmek gibi. Biz yapmazsak, başkası yapacak,” ifadelerini kullandı.
Salı günü ise işçi sendikaları, ebeveyn grupları, çevre adaleti örgütleri ve gizlilik savunucuları da dahil olmak üzere 100’den fazla grup, Trump’ın endüstri odaklı yapay zeka politikasına karşı çıkarak, “her şeyden önce Amerikan halkına hizmet edecek” bir “Halkın Yapay Zeka Eylem Planı” çağrısında bulunan bir karar tasarısı imzaladı. Kâr amacı gütmeyen Yaşamın Geleceği Enstitüsü yöneticisi Anthony Aguirre, Trump’ın planının “giderek güçlenen yapay zeka sistemlerinin ortaya çıkardığı kritik riskleri” kabul etse de, biyolojik silahlar, siber saldırılar ve yapay zekanın öngörülemezliği gibi örnekler vererek, Beyaz Saray’ın vatandaşları ve çalışanları korumak için daha ileri gitmesi gerektiğini belirtti. Aguirre, “Sınırdaki yapay zeka şirketlerinin gönüllü güvenlik taahhütlerine güvenmeye devam etmek, Amerika Birleşik Devletleri’ni ciddi kazalar, büyük iş kayıpları, aşırı güç yoğunlaşmaları ve insan kontrolünün kaybı riskiyle karşı karşıya bırakıyor,” dedi ve ekledi: “Deneyimlerimizden biliyoruz ki, Büyük Teknoloji şirketlerinin vaatleri tek başına yeterli değil.”
