ABD Başkanı Donald Trump, bilim ve araştırma dünyasında büyük tartışma yaratan kapsamlı bir başkanlık kararnamesi yayımladı. Kararname, federal hükümetin araştırma hibesi verme sürecini temelden değiştirerek, siyasi atamalara bu hibeler üzerinde tam kontrol yetkisi veriyor. Bu hamle, on yıllardır bağımsız bilim insanlarının akran değerlendirmesiyle yürütülen süreci sona erdirme potansiyeli taşıyor.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Kararnamenin Temel Hükümleri ve Getirdikleri
“Federal Hibe Verme Denetiminin İyileştirilmesi” başlıklı yeni kararname, her ABD kurum başkanına, “Başkan’ın politika önceliklerini ilerletecek” yeni bir hibe inceleme süreci oluşturması talimatını veriyor. Bu süreç, “Amerikan karşıtı değerleri” ilerleten veya Trump’ın “altın standart bilim” planına uygun olmayan projelere fon sağlamayacak.
- Siyasi Atamaların Rolü: Kararname yürürlüğe girerse, hibeler artık kariyer memurları ve bilim insanları tarafından değil, siyasi atamalar tarafından ilk başvurudan nihai onaya kadar denetlenecek.
- Mevcut Fonların Durdurulması: Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) gibi kurumlar, yeni inceleme süreçleri uygulanana kadar belirli bilimsel konularda yeni fonlama fırsatlarını durdurmak zorunda kalacak.
- Yeni Kısıtlamalar: Kararname, “yasadışı göçü” teşvik eden, “ırksal tercihleri” destekleyen veya cinsiyetin ikili olduğunu reddeden hibelerin yasaklanması gibi tartışmalı kısıtlamalar getiriyor. Bu kısıtlamalar, bazı durumlarda Kongre kararlarıyla çelişiyor gibi görünüyor.
- Dolaylı Maliyetlere Kısıtlama: Kararname, laboratuvar elektriği ve idari personel giderleri gibi “dolaylı maliyetleri” yüksek olan araştırma kurumlarına öncelik verilmemesini emrediyor. Bu durum, özellikle çocuk hastaneleri gibi yüksek maliyetli kurumları olumsuz etkileyebilir.
Bilim Dünyasından Gelen Tepkiler
Kararname, bilim insanları ve politika uzmanları arasında sert tepkilere neden oldu. Eski NIH Ulusal Genel Tıp Bilimleri Enstitüsü Direktörü Jeremy Berg, kararı “güç ele geçirme” olarak nitelendirerek, bu tür bir yetkinin geçmişte hiçbir siyasi atama tarafından kullanılmadığını vurguladı.
- Akran Değerlendirmesi Tehlikede: Houston’daki Rice Üniversitesi’nden fizikçi Doug Natelson, kararnamenin akran değerlendirmesi sürecini açıkça ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim olduğunu belirtiyor. Kararnamede akran değerlendirmesinin devam edeceği belirtilse de, bu değerlendirmelerin sadece siyasi atamalar için “tavsiye niteliğinde” kalacağı ifadesi endişeleri artırıyor.
- İnovasyon ve Güvenilirlik: California Temsilcisi Zoe Lofgren, kararı “müstehcen” olarak tanımlayarak, siyasi atamaların kanser tedavisi gibi hayati konulardaki klinik deneyler arasına girebileceği uyarısında bulunuyor. Eleştirmenler, bu durumun ABD’nin bilimsel güvenilirliğine ve inovasyon kapasitesine zarar verebileceğini düşünüyor.
Trump yönetiminin bu kararnamesi, bilimsel araştırmanın bağımsızlığı ve objektifliği üzerinde siyasi müdahalenin ne kadar ileri gidebileceği sorusunu gündeme getiriyor. Beyaz Saray henüz konuyla ilgili yorum yapmadı.



