Donald Trump, sadece sekiz ay içinde, yapay zeka ve askeri teknolojiden gündelik elektroniğe kadar her şeyin kalbinde yer alan yarı iletken endüstrisinin fiili başkomutanı haline geldi. Milyarlarca dolarlık ihracat lisanslarından CEO’ların kaderine, gümrük vergilerinden devasa yatırım taleplerine kadar attığı adımlar, teknoloji dünyasının kurallarını yeniden yazıyor. Bu durum, on yıllardır mühendisler tarafından yönetilen ve öngörülebilirlik üzerine kurulu bir sektörü, siyasi bir satranç tahtasına çevirmiş durumda.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Oval Ofis’te Yüzde 15’lik Komisyon Pazarlığı
Geçtiğimiz hafta yaşanan bir olay, Trump’ın sektöre müdahalesinin ne kadar kişisel ve doğrudan olduğunu gözler önüne serdi. The New York Times’ın haberine göre, Başkan Trump, Oval Ofis’te Nvidia CEO’su Jensen Huang ile bir araya geldi. Trump, Nvidia’nın Çin’e yapay zeka çipleri satması için gereken lisansları vermenin bir bedeli olduğunu belirtti ve satışlardan “%20 pay” istedi. Huang’ın “%15’e anlaşalım mı?” karşı teklifini kabul eden Trump, iki gün sonra Nvidia’ya istediği lisansları verdi. Bu alışılmadık ücretlerin nasıl ve nereye ödeneceği ise Ticaret Bakanlığı tarafından henüz açıklanmadı.
Bu pazarlık, Trump yönetiminin özel sektöre yönelik en agresif müdahalelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley Haas İşletme Fakültesi’nden ekonomi profesörü Anne E. Harrison’a göre bu durum, “rasyonel bir sanayi politikası değil, şirketlerin yönetimine müdahale etmek ve Trump’ın dediklerini yapmazlarsa işletmeleri cezalarla tehdit etmektir.”
Trump’ın Sektörü Dizayn Eden Hamleleri
Başkan Trump’ın göreve geldiğinden beri yarı iletken endüstrisine yönelik attığı adımlar, bir domino etkisi yarattı. İşte öne çıkanlar:
- Tehdit ve Yatırım Talebi: Yönetim, CHIPS Yasası kapsamında sağlanan devlet hibelerini, şirketlerin ABD’ye daha fazla yatırım yapmaması durumunda askıya almakla tehdit etti.
- Gümrük Vergisi Sopası: Trump, ABD’de üretilen çipleri daha fazla satın almayan teknoloji şirketlerine, ulusal güvenlikle ilgili 232. Madde kapsamında yüksek gümrük vergileri getireceği uyarısında bulundu. Geçen hafta ise yabancı yarı iletkenlere %100 gümrük vergisi uygulayacağını, ancak ABD’ye yatırım yapan Apple gibi şirketlerin muaf tutulacağını açıkladı.
- Devasa Yatırımlar: Bu baskıların ardından Tayvanlı çip devi TSMC, ABD’de üç yeni fabrika ve iki paketleme tesisi için 100 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurdu. Bellek çipi üreticisi Micron Technology ise ABD’deki yatırımlarını 150 milyar dolara çıkaracağını açıkladı.
- CEO’ya Müdahale: Trump, sosyal medya üzerinden Intel’in yeni CEO’su Lip-Bu Tan’ı “son derece ÇATIŞMALI” olarak nitelendirerek şirketten liderini değiştirmesini talep etti. Bu talebinden daha sonra vazgeçse de, sektör üzerindeki etkisini bir kez daha gösterdi.
CEO’lar Lobi Yerine Doğrudan Trump’ı Hedefliyor
Bu öngörülemez ortamda, teknoloji şirketlerinin CEO’ları geleneksel lobi faaliyetlerini bir kenara bırakmış durumda. “Çip Savaşı” kitabının yazarı ve Tufts Üniversitesi’nde tarih profesörü olan Chris Miller, “CEO’lar en iyi stratejinin, mümkün olduğunca başkanla doğrudan bir ilişki kurmak olduğuna karar verdiler” diyor.
Nvidia CEO’su Jensen Huang ve Apple CEO’su Tim Cook gibi isimler, davalarını doğrudan Trump’a iletmek için sık sık Washington’ın yolunu tutuyor. Huang, Trump ile birlikte Orta Doğu’ya seyahat ederek Birleşik Arap Emirlikleri ile dev bir çip anlaşmasına aracılık ederken, Cook ise ABD’ye 100 milyar dolarlık ek yatırım sözü verdi. RAND Corporation’da kıdemli danışman olan Jimmy Goodrich’e göre sektör liderleri için bu durum “inişli çıkışlı bir yolculuk” ve bir sonraki hamlenin ne olacağını kimse bilmiyor.
Beyaz Saray sözcüsü Kush Desai ise Trump’ın müdahalelerini, “ulusal ve ekonomik güvenliği koruma taahhüdünün” bir parçası olarak savunuyor ve bu alanda pasif bir yönetimin kabul edilemeyeceğini belirtiyor. Ancak Trump’ın bu “aktif liderliği”, milyarlarca dolarlık endüstrinin geleceğini tek bir kişinin kararlarına ve pazarlık gücüne bağlayarak, teknoloji dünyasında endişeyle izleniyor.
Kaynaklar: The New York Times, RAND Corporation, Tufts Üniversitesi, Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Haas İşletme Fakültesi.
