Tek doz deneysel kök hücre tedavisi gören Tip 1 diyabet hastası Kanadalı bir kadın, on yılın ardından insülin iğnelerine veda etti. Bu çığır açan gelişme, milyonlarca diyabet hastası için umut ışığı oldu.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Bilim dünyası, diyabet tedavisinde tarihi bir başarıya imza attı. Londra, Ontario’dan 36 yaşındaki Amanda Smith, 25 yaşında teşhisi konan Tip 1 diyabetle geçen yılların ardından, artık vücudunun kendi insülinini üretebildiği yeni bir hayata başladı. Bu dönüşüm, karaciğerine nakledilen tek bir doz genetiği değiştirilmiş embriyonik kök hücre sayesinde gerçekleşti.
Araştırmanın Detayları ve Sonuçları
Prestijli bilim dergisi New England Journal of Medicine‘da yayımlanan makaleye göre, bu yenilikçi tedavi, diyabet araştırmalarında bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Araştırmanın öne çıkan bulguları şunlar:
- Hasta Deneyimi: Amanda Smith, tedaviyi “korkutucu ve heyecan verici bir başlangıç” olarak tanımlıyor ve artık diyabetin kendisi için “tarih olduğunu” belirtiyor. Daha önce hastalığın getirdiği komplikasyonları bir “ölüm fermanı” gibi gördüğünü ifade eden Smith, yaşam kalitesinin ne kadar arttığını vurguluyor.
- Tedavinin Mekanizması: Tedavi, özel olarak tasarlanmış embriyonik kök hücrelerin hastalara nakledilmesini içeriyor. Bu hücreler, karaciğere yerleşerek, sağlıklı bir pankreas gibi kan şekerini algılayıp otomatik olarak insülin salgılayan hücrelere dönüşüyor.
- Çalışmanın Başarısı: Kanada ve ABD’den toplam 12 hastanın katıldığı çalışmada, 10 hasta en az bir yıl boyunca dışarıdan insülin alma ihtiyacı duymadı. Toronto Üniversitesi Sağlık Ağı’ndan araştırmanın baş yazarı Dr. Trevor Reichman, tedavinin etkisinin neredeyse anında başladığını ve vücudun doğal işleyişini taklit ettiğini belirtti.
Tedavinin Zorlukları ve Geleceği
Bu inanılmaz başarıya rağmen, tedavinin önemli bir zorluğu bulunuyor. Hastaların, vücutlarının nakledilen kök hücreleri reddetmemesi için ömür boyu bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanması gerekiyor. Bu durum, onları enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Hatta çalışmaya katılan hastalardan birinin, bu ilaçları kullanırken kaptığı bir enfeksiyon nedeniyle hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Ancak Amanda Smith için bu risk, insülin iğneleri ve diyabetik koma tehdidiyle yaşamaya kıyasla kabul edilebilir bir durum. Günde birkaç hap almanın, eski yaşamına göre çok daha kolay olduğunu söylüyor.
Araştırmanın bir sonraki hedefi, bağışıklık baskılayıcı ilaçlara ihtiyaç duyulmayacak, vücut tarafından reddedilmeyen kök hücre implantları geliştirmek. Bu başarılırsa, Tip 1 diyabet için kalıcı bir tedavi bulunmuş olabilir.
