Haberi Podcast olarak dinlemek isterseniz
Günümüz dijital dünyasında insan iletişimi telgraftan e-postaya, anlık mesajlaşma uygulamalarından sosyal medyaya kadar her zaman daha hızlı hale getirilmeye çalışıldı. Ancak sürekli gelen bildirimler ve ekran başında kalma zorunluluğu, kullanıcılar üzerinde büyük bir zihinsel yorgunluk yarattı. Son dönemde çıkış yapan bazı yeni mobil uygulamalar ise tam aksine şu soruyu soruyor: İletişimde zirve noktası belki de posta güvercinleriydi?
Anlık Mesajlaşmanın Hızına Karşı “Yavaş Teknoloji” Yükselişte
Nisan ayında piyasaya sürülen ve kısa sürede büyük bir popülerlik yakalayan Carrier Pidge ve Roost gibi uygulamalar, kullanıcıların mesajlarını ultra yavaş hızlarda göndermesine imkan tanıyor. Yüksek hızlı mesajlaşmanın yarattığı uyuşukluktan kaçan kullanıcılar, bu uygulamalar sayesinde daha yavaş ve bilinçli bir iletişim temposunun tadını çıkarıyor.
New York’lu yazılım mühendisi Noah Iarrobino tarafından geliştirilen Carrier Pidge, kullanıcıların mesajlarını dijital bir güvercin aracılığıyla göndermesini sağlıyor. Kullanıcılar mesajı taşıyan güvercinin hedefine doğru ilerleyişini harita üzerinden canlı olarak takip edebiliyor.
%0,2 Kaybolma Riski ve 99 Sentlik Yeni Güvercinler
Uygulamadaki dijital güvercinlerin hızı, yarış güvercinlerinin hız verilerine dayanarak maksimum saatte 110 mile (yaklaşık 177 km) kadar çıkabiliyor. Ancak sistemde gerçekçi bir risk faktörü de mevcut: Tıpkı gerçek kuşlar gibi dijital güvercinlerin de yolda kaybolma veya ölme ihtimali bulunuyor. Bu oran %0,2 olarak belirlenmiş durumda. Eğer güvercininiz kaybolursa, uygulama içinden 99 sent ödeyerek yeni bir güvercin satın alabiliyorsunuz.
Uygulamanın geliştiricisi Noah Iarrobino, ilk mesajını Chicago’daki bir arkadaşına gönderdiğini ve mesajın ulaşmasının 8 saat 49 dakika sürdüğünü belirtiyor. Birkaç ay önce sadece birkaç yüz kullanıcısı olan Carrier Pidge, viral bir sosyal medya paylaşımının ardından 75 binden fazla kullanıcıya ulaştı.
Salyangozdan Baykuşa Binlerce Seçenek: Roost Uygulaması
Benzer bir felsefeyle yola çıkan 31 yaşındaki ürün yöneticisi Logan Mendelsohn tarafından tasarlanan Roost uygulaması ise bu ay 650 bin indirmeye ulaştığını bildirdi. Roost, kullanıcılarına sadece güvercin değil; salyangoz, penguen ve baykuş gibi 1000’den fazla farklı hayvan seçeneği sunuyor.
- İtalyan Beyaz Salyangozu: Saatte 1 milden (yaklaşık 1,6 km) biraz daha hızlı ilerliyor.
- Peçeli Baykuş: Saatte yaklaşık 20 mil (32 km) hızla uçuyor.
- Mektup Arkadaşı (Pen Pal) Özelliği: Kullanıcıların dünyanın dört bir yanından yeni insanlarla tanışıp yavaş tempoda mesajlaşmasına olanak tanıyor.
İletişime “Sürtünme” Katmak Zihni Nasıl Rahatlatıyor?
Georgetown Üniversitesi’nde bilgisayar bilimleri profesörü ve “Dijital Minimalizm” üzerine çalışmalarıyla tanınan Cal Newport, mevcut dijital araçların çoğunun “engelsizlik ve sürtünmesizlik” üzerine kurulduğunu ifade ediyor. Newport’a göre insan beyni engelsiz bir dünyada iyi işleyemiyor; çok fazla bilginin çok hızlı gelmesi zihnin dikkatini yönlendirme yeteneğini felç ediyor.
Carrier Pidge ve Roost gibi uygulamalar iletişime bilerek zaman ve engel ekleyerek mesajların daha düşünceli, bilinçli ve hak ettiği özenle yazılmasına imkan sağlıyor. Nitekim 2023 yılında Archbridge Enstitüsü ortaklığıyla yapılan bir Harris Poll araştırması, Z kuşağı yetişkinlerinin %80’inin teknolojiyi aşırı kullanmaktan endişe duyduğunu, %58’inin ise yeni teknolojilerin insanları birleştirmekten ziyade ayrıştırdığına inandığını ortaya koyuyor.
Kullanıcılar, gönderdikleri mesajların yoldaki sürecini izlemenin eski dönem mektup yazma kültüründeki heyecanı ve zarafeti geri getirdiğini vurguluyor.
Kaynak: The New York Times
