Organ Naklinde Devrim, Evrensel Kan Grubuna Sahip Böbrek İlk Kez İnsana Nakledildi
Bilim dünyası, organ nakli alanında tarihi bir başarıya imza attı. Kanadalı ve Çinli araştırmacılardan oluşan bir ekip, bir bağışçı böbreğinin kan grubunu değiştirerek, organı farklı kan grubuna sahip bir insana nakletmeyi başardı. Bu çığır açan işlem, organ nakli bekleme listelerini önemli ölçüde kısaltabilir ve binlerce hastaya umut olabilir. Bu benzersiz araştırma, Nature Biomedical Engineering dergisinde yayınlandı.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
A’dan 0’a Dönüşümün Sırrı
Bugüne kadar, organ nakilleri yalnızca bağışçı ve alıcının kan gruplarının uyumlu olması durumunda gerçekleştirilebiliyordu. Bunun sebebi, uyumsuzluk durumunda alıcının bağışıklık sisteminin organa saldırarak onu reddetmesiydi. Kan grubu 0’a sahip organlar “evrensel bağışçı” olarak bilinir, çünkü ne A ne de B antijenine sahiptir ve bu nedenle herhangi bir kan grubuna sahip kişiye nakledilebilir.
British Columbia Üniversitesi’nden kimyager Stephen Withers ve ekibi, A kan grubuna sahip bir böbrekten A tipi antijenleri çıkarmak için özel bir enzim kullandı. Bu işlem, böbreği kan grubu 0’a dönüştürdü. Dönüştürülen organ, Çin’de beyin ölümü gerçekleşmiş 68 yaşındaki bir adama nakledildi. Organ, iki gün boyunca sağlıklı bir şekilde işlev gördü ve altı gün boyunca idrar üretti.
Neden Bu Kadar Önemli?
Avustralya’daki Westmead Hastanesi’nde organ nakli uzmanı olan Natasha Rogers, bu sonuçları “çığır açıcı” olarak nitelendiriyor. Organ naklinde en büyük engellerden biri olan kan grubu uyumsuzluğunun ortadan kalkması, bağışçı organlara erişimi artırabilir ve bekleme sürelerini azaltabilir.
Canlı bağışçılardan farklı olarak, vefat etmiş bağışçıların organları çok kısa bir süre içinde nakledilmelidir. Bu yeni yöntemle, bağışçı organını doğrudan tedavi etmek, alıcıyı bağışıklık baskılayıcı tedavilere maruz bırakmadan nakil sürecini hızlandırabilir. Bu durum, alıcıdaki enfeksiyon riskini de azaltacaktır.
Sırada Ne Var?
Bu başarılı ilk deneme, bilimin organ naklindeki en büyük zorluklardan birini aştığını gösteriyor. Ancak, enzimin rutin bir tedavi yöntemi olarak kullanılabilmesi için beyin ölümü gerçekleşmiş ve yaşayan insanlar üzerinde daha uzun süreli testler yapılması gerekiyor. Bu denemeler, organın ve alıcının uzun vadede sağlıklı kalmasını sağlayacak tedavi ayarlamalarını belirlemeye yardımcı olacaktır.
Bu haber ilgini çekebilir.
