Meta Çalışanlarının Morali Tarihi Düşüşte Yapay Zeka Odaklı İşten Çıkarmalar Şirket İçi Krize Yol Açtı
Teknoloji devi Meta’da, yapay zeka yarışında öne geçmek adına atılan sert adımlar şirket içi kültürü derinden sarsıyor. Business Insider ve Wired tarafından paylaşılan kurum içi toplantı kayıtlarına göre, Meta’nın Teknoloji Direktörü (CTO) Andrew “Boz” Bosworth, şirket çalışanlarının moralinin son 20 yılın en düşük seviyelerinden birinde olduğunu açıkça kabul etti.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Cambridge Analytica Dönemini Hatırlatan Moral Çöküşü
2 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen “Salı Günleri Boz ile Sohbetler” adlı şirket içi toplantıda konuşan Bosworth, mevcut durumu doğrudan 2016 yılındaki ünlü veri ihlali skandalıyla kıyasladı. Bosworth’un, “Moral belki de burada geçirdiğimiz 20 yılın en kötü seviyesinde değil, ama muhtemelen en kötü seviyelerden birinde. Cambridge Analytica muhtemelen en kötüsüydü” şeklindeki ifadeleri, içerideki krizin boyutunu veriyle destekler nitelikte gözler önüne seriyor.
Bu tarihsel çöküşün temelinde yatan ana etken ise şirketin insan kaynaklarını yapay zeka projelerine kaydırmak için uyguladığı agresif politikalar.
Yapay Zeka Uğruna Feda Edilen İnsan Kaynağı
Meta’nın 2026 yılı içerisinde aldığı kararlar, uzun süredir şirkette çalışan personeli doğrudan hedef aldı. İşletmenin yapay zeka modellerine yaptığı milyarlarca dolarlık devasa yatırımları dengelemek amacıyla Mayıs ayında toplam iş gücünün yüzde 10’u işten çıkarıldı. Ancak kriz yalnızca işten çıkarmalarla sınırlı kalmadı.
- Zorunlu Görevlendirmeler: Kalan personelin yaklaşık yüzde 10’luk bir bölümü, istekleri dışında yapay zeka modellerini eğitmekle görevlendirildi.
- “Askere Alınma” Hissi: Deneyimli yazılım mühendisleri ve geliştiriciler, bu yeni süreci bir sürgün veya “askere alınma” olarak nitelendiriyor. Kağıt üzerinde stratejik bir hamle gibi görünse de gerçek kullanım senaryosunda bu çalışanların mesaisi, son derece tekrara dayalı ve yaratıcılıktan uzak bir iş olan “veri etiketleme” faaliyetine dönüştü.
- Çalışan Takibi: Nisan 2026’da yapay zeka modellerini eğitmek için ofis çalışanlarının fare hareketlerini ve klavye vuruşlarını izleme girişimi, mahremiyet endişelerini zirveye taşıyarak şirket yönetimine karşı büyük bir tepki doğurdu.
Mevcut kararların ve etkilerinin karşılaştırmalı tablosu, Meta’nın teknolojik hırsı ile çalışan refahı arasındaki uçurumu net bir şekilde özetliyor:
| Meta’nın Yönetimsel Kararı | Şirketin Temel Hedefi | Çalışan Üzerindeki Pratik Etkisi |
| Yüzde 10 İşten Çıkarma (Mayıs 2026) | Yeni yapay zeka yatırımlarını finanse edebilmek | İş güvencesizliği ve kalıcı motivasyon kaybı |
| Yüzde 10’luk AI Görev Gücü | Kendi ekosisteminde AI veri eğitimi sağlamak | Yaratıcılıktan uzak veri etiketleme zorunluluğu |
| Klavye/Fare İzleme (Nisan 2026) | Gelişmiş AI modellerini çalışan verisiyle optimize etmek | Gizlilik ihlali, güven kaybı ve “gözetim” endişesi |
Yönetimin Krizden Çıkış Planı: Kültürel Dönüşüm Çabası
Oluşan bu negatif atmosferin ardından Meta yönetimi geri adım atmaya başladı. Andrew Bosworth tarafından şirket personeline gönderilen son iç yazışmada, Meta’nın “en iyi insanların en iyi işlerini yapabileceği en iyi yer” olma misyonuna geri dönmesi gerektiği vurgulandı. Şeffaflık sözü verilen bu yeni yaklaşım kapsamında atılacak somut adımlar şunlar:
- Yapay zeka birimlerine zorunlu atanan personel, dilerse şirket içindeki eski rollerine veya farklı açık pozisyonlara yeniden başvurabilecek.
- Risk alan ve yenilikçi fikirler üreten çalışanları takdir etmeye yönelik yeni ödül mekanizmaları kurulacak.
- Çalışanların sosyal imkanlarını iyileştirmek adına etkinlik, seyahat ve ofis içi ikram bütçeleri ciddi oranda artırılacak.
Bu adımların, şirket içindeki güven erozyonunu onarmak için yeterli olup olmayacağını ise zaman ve yapay zeka departmanlarındaki yeni çalışma şartları belirleyecek.
Kaynaklar:
Business Insider
Wired
Bu haber ilgini çekebilir.



