Dijital dünyanın parlayan yıldızları TikTok ve Instagram, genç kullanıcıların ruh sağlığını tehdit eden şok edici iddialarla bir kez daha gündemde. İngiltere merkezli Molly Rose Vakfı tarafından yürütülen ve bulguları Euronews tarafından yayınlanan yeni bir araştırma, bu popüler sosyal medya platformlarının, gençleri intihar, kendine zarar verme ve yoğun depresyon gibi son derece tehlikeli içeriklere aktif olarak yönlendirdiğini ortaya koydu.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Algoritmalar “Zararlı İçerik Bombardımanı” Yapıyor
Araştırmacılar, genç bir kullanıcı gibi davranan test hesapları oluşturarak platformların algoritmalarını mercek altına aldı. Sonuçlar endişe verici:
- TikTok: Platformun “Sizin İçin” sayfası, kısa sürede “intiharı açıkça teşvik eden ve yücelten” videolar önermeye başladı. Algoritmanın, kullanıcıyı bu karanlık sarmalın içine hızla çektiği belirtildi.
- Instagram: Meta’ya ait platformda ise özellikle kısa video formatı olan Reels’in, kullanıcıları bu tür zararlı içeriklerle karşılaştırma olasılığı en yüksek bölüm olduğu tespit edildi.
Molly Rose Vakfı’nın başkanı Andy Burrows, durumu “Zararlı algoritmalar, gençleri şok edici düzeyde zararlı içeriklerle bombardıman etmeye devam ediyor ve gençler arasında en popüler platformlarda bu durum endüstriyel ölçekte gerçekleşebiliyor” sözleriyle özetledi. Bu bulgular, platformların içerik denetimi ve algoritma şeffaflığı konusundaki vaatlerinin ne kadar yetersiz kaldığını gözler önüne seriyor.
Trajik Bir Hikayenin Ardından Gelen Mücadele
Bu araştırmanın arkasındaki en önemli itici güç, vakfa ismini veren 14 yaşındaki Molly Russell‘ın trajik hikayesi. 2017’de intihar ederek hayatını kaybeden Molly’nin ölümünü araştıran adli tıp görevlisi, genç kızın internette maruz kaldığı zararlı içeriklerin ölümüne “asgari düzeyden fazla” katkıda bulunduğuna karar vermişti. Bu karar, sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisine dair yasal bir kanıt niteliği taşıyor. Ailesi tarafından kurulan vakıf, o zamandan beri gençleri çevrimiçi tehlikelerden korumak için mücadele ediyor.
Platformlar Suçlamaları Reddetti
İddiaların odağındaki teknoloji devleri ise raporun bulgularını kabul etmiyor.
- TikTok sözcüsü, raporun kendi çabalarını “yanlış yansıttığını” belirterek, standartlarını ihlal eden içeriklerin %99’unu proaktif olarak kaldırdıklarını iddia etti.
- Meta (Instagram ve Facebook’un ana şirketi) ise raporun sonuçlarına katılmadıklarını ve kullanılan metodolojinin “sınırlı” olduğunu savundu. Şirket, “Gizli Kelimeler” gibi gençleri korumaya yönelik araçlara sahip olduklarını da ekledi.
Öne Çıkanlar:
- Temel Suçlama: TikTok ve Instagram algoritmaları, genç kullanıcılara intihar ve kendine zarar verme içeriklerini aktif olarak öneriyor.
- Araştırmacı Kurum: Bulgular, 14 yaşında intihar eden Molly Russell’ın anısına kurulan Molly Rose Vakfı’na ait.
- Yasal Zemin: İngiltere’de yürürlüğe giren yeni Çevrimiçi Güvenlik Yasası, platformları bu tür içeriklerden “kullanıcıları proaktif olarak korumakla” yükümlü kılıyor.
- Şirketlerin Savunması: Her iki platform da raporun metodolojisini eleştirerek iddiaları reddetti ve mevcut güvenlik önlemlerini vurguladı.
Bu rapor, platformların sorumluluğu ve algoritmik şeffaflık konularının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Düzenleyici kurumların ve hükümetlerin, gençlerin dijital refahını korumak için daha kararlı adımlar atması gerektiği açıkça görülüyor.



