Ana SayfaHaberKadın Politikacılara Yönelik Çevrimiçi Nefretin Anatomisi: Yeni Araştırma, Saldırıların Cinsiyete Göre Nasıl...

Kadın Politikacılara Yönelik Çevrimiçi Nefretin Anatomisi: Yeni Araştırma, Saldırıların Cinsiyete Göre Nasıl Farklılaştığını Ortaya Koydu

Avrupa’daki kadın politikacıların çevrimiçi nefretin hedefi olması için ünlü olmalarına gerek yok. Politics and Gender dergisinde yayınlanan ve 23 milyondan fazla tweet’i analiz eden yeni ve kapsamlı bir araştırma, kadın siyasetçilerin erkek meslektaşlarıyla benzer sayıda saldırıya maruz kalsa da, bu saldırıların doğasının kökten farklı olduğunu ortaya koydu: Erkekler genel hakaretlerle hedef alınırken, kadınlar doğrudan kimliklerine, dış görünüşlerine ve cinsiyetlerine yönelik kişisel saldırılarla karşılaşıyor.

Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;

Uzmanlar, sorunun kökeninde hem köklü toplumsal önyargıların hem de sosyal medyanın “etkileşim” odaklı ve sansasyonu ödüllendiren iş modelinin yattığını belirtiyor.

Öne Çıkanlar:

  • Cinsiyete Dayalı Saldırılar: Politics and Gender dergisinde yayınlanan ve 23 milyondan fazla tweet’i inceleyen yeni bir araştırma, kadın politikacıların erkek meslektaşlarıyla benzer sayıda saldırıya maruz kalsalar da, bu saldırıların daha çok kişisel, kimlik temelli (dış görünüş, cinsiyet) olduğunu ortaya koydu.
  • Sorunun İki Kaynağı: Uzmanlara göre sorunun temelinde iki ana neden yatıyor: Tarihsel olarak siyasetin erkek egemen bir alan olması ve kadınların bu alana girişinin bir “ihlâl” olarak görülmesi; ve sosyal medya platformlarının “etkileşim”i maksimize etmek üzere tasarlanmış ve sansasyonel, nefret dolu içeriği ödüllendiren iş modeli.
  • Yapay Zeka Yetersiz Kalıyor: Hem araştırmayı eleştiren uzmanlar hem de diğer akademisyenler, yapay zeka destekli içerik denetiminin bariz tehditleri yakalayabildiğini ancak alaycılık ve ima gibi incelikli ve nüanslı saldırıları tespit etmekte zorlandığı konusunda uyarıyor.
  • Yasal Adımlar ve Eksiklikler: Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) doğru yönde atılmış bir adım olarak görülse de, uzmanlar yasanın platformların temel “etkileşim ve reklam” odaklı iş modelini sorgulamadığı için sorunun kökenine inmediğini belirtiyor.
  • Bireysel Mücadele: İtalyan politikacı Giulia Fossati’nin deneyimi, kadınların bu saldırılarla başa çıkmak için ironi ve yasal işlem tehdidi gibi kendi savunma mekanizmalarını geliştirmek zorunda kaldığını gösteriyor.

Veriler Ne Diyor? Kişisel ve Cinsiyetçi Saldırılar

Araştırmacılar, Almanya, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD’deki politikacılara yönelik 23 milyondan fazla X (eski adıyla Twitter) gönderisini analiz etti. Çalışma, kadın ve erkek siyasetçilerin benzer hacimde “kaba” tweet aldığını, ancak içeriğin büyük ölçüde farklılaştığını buldu. Erkek politikacılar daha çok “yalancı”, “hain” gibi genel hakaretlere hedef olurken, kadın politikacılara yönelik saldırılar dış görünüşleri, cinsiyetleri, etnik kökenleri veya kişisel ahlakları üzerinden yapılıyordu.

İtalyan politikacı Giulia Fossati’nin deneyimi bu durumu doğruluyor. Özellikle feminist konularda konuştuğunda “mutfağa git” veya “aptal çeneni kapat” gibi yorumlar aldığını, siyasi kimliğinin “genç kadın” denilerek küçümsendiğini belirtiyor.

Sorunun Kökleri: Toplumsal Miras ve Teknolojik Ayna

Peki bu nefretin kaynağı ne? Uzmanlara göre sorun çok katmanlı. Viyana Orta Avrupa Üniversitesi’nden Profesör Andrea Pető, siyasetin tarihsel olarak erkeklerin alanı olduğunu ve bu alana giren kadınların bir tür “disiplin cezasıyla” karşılaştığını söylüyor.

Oxford Üniversitesi’nden Profesör Sandra Wachter ise, “Teknoloji çoğu zaman bir ayna gibi çalışır,” diyerek sosyal medyanın toplumda zaten var olan bu ayrımcılığı devasa bir ölçekte yansıttığını ve güçlendirdiğini ekliyor.

Suçlu İş Modeli mi?

Wachter’a göre sorun sadece toplumsal önyargılar değil, aynı zamanda Büyük Teknoloji şirketlerinin ekonomik çıkarları. Sosyal medya platformlarının iş modeli, kullanıcıları mümkün olduğunca uzun süre platformda tutarak reklam geliri elde etmeye dayanıyor. Wachter, “İnsanların görmek istediği ve onları meşgul eden şey, çılgınca ve ölçüsüz bir şey,” diyor. Bu durum, sansasyonel ve nefret dolu içeriğin, meşru bilgilere göre daha hızlı yayılmasına neden oluyor.

Yetersiz Çözümler ve Gelecek

TikTok gibi platformlar YZ destekli içerik denetimi kullanırken, bu sistemlerin nüansları ve alaycılığı yakalamakta yetersiz kaldığı belirtiliyor. AB’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) gibi düzenlemeler doğru yönde atılmış adımlar olarak görülse de, Wachter’a göre bu yasalar da platformların temel “etkileşim” odaklı iş modeline dokunmuyor.

Sonuç olarak, sorun sadece “trollerden” ibaret değil; kökleri tarihte yatan ve günümüz teknolojisinin iş modeliyle beslenen sistemik bir problem.

Timur Akkurt
Timur Akkurthttps://www.teknosafari.com/
Timur Akkurt, gazeteci, teknoloji yazarı ve TeknoSafari Genel Yayın Yönetmeni’dir. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri, kişisel deneyimlerini, röportajlarını, vlog ve sohbet programlarını TeknoSafari ile Timur Akkurt YouTube kanallarında yayımlar.Teknoloji, bilim ve yapay zekâ alanlarında içerikler üreten Akkurt, ayda dört bölüm “Yapay Zekâda Bu Hafta” programını hazırlar ve sunar.
RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -
Google search engine

Son Haberler

Yorumlar