Karanlıkta görme yeteneği, uzun zamandır bilim kurgu filmlerinin vazgeçilmez bir unsuru olmuştur. Ancak Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden bilim insanları, bu hayali gerçeğe dönüştürdüklerini iddia ediyorlar. Cell dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, geliştirilen yeni bir tür kontakt lens, harici bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan, kızılötesi ışığı görünür ışığa dönüştürerek kullanıcıların zifiri karanlıkta bile görmesini sağlıyor.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Kızılötesi Işınlar Gözlerimizin Bir Parçası Oluyor
Bu çığır açıcı teknoloji, nanopartiküllerin gücünden yararlanıyor. Bu parçacıklar, insan gözünün algılayamadığı kızılötesi ışık spektrumunu, algılayabildiği görünür dalga boylarına dönüştürüyor. Araştırmanın kıdemli yazarı ve nörobilimci Tian Xue, buluşun “insanlara invaziv olmayan, giyilebilir cihazlarla süper görüş sağlama potansiyeli taşıdığını” belirtiyor.
Yapılan deneylerde, hem fareler hem de lensleri takan insan katılımcılar, birden fazla kızılötesi dalga boyunu algılayabildiler. Deneyler sırasında, katılımcılar, gözleri kapalıyken bile Mors alfabesine benzer kızılötesi sinyalleri net bir şekilde fark edebildiler. Bu durum, kızılötesi ışığın göz kapağından görünür ışıktan daha etkili bir şekilde geçebilmesiyle açıklanıyor.
Gizli Mesajlardan Renk Körlüğüne: Potansiyel Uygulama Alanları
Yeni kontakt lenslerin uygulama potansiyeli oldukça geniş:
- Gizli İletişim: Titreşen kızılötesi ışık, güvenlik ve şifreleme alanlarında gizli bilgileri iletmek için kullanılabilir. Bu özellik, casusluk filmlerini aratmayacak senaryolara kapı aralayabilir.
- Kurtarma Çalışmaları: Kurtarma ekipleri, enkaz altındaki kişileri bulmak veya zorlu arazi koşullarında gezinmek için bu lensleri kullanabilir.
- Renk Körlüğü Tedavisi: Araştırmacılar, lenslerdeki nanopartikülleri farklı kızılötesi dalga boylarını farklı renklere dönüştürecek şekilde ayarlayarak, renk körü insanların farklı renkleri ayırt etmesine yardımcı olabileceğini öne sürüyor.
Lensler henüz geliştirme aşamasında olsa da, ekip, gelecekte daha hassas mekansal çözünürlüğe ve daha yüksek hassasiyete sahip lensler üretmeyi hedefliyor. Bu buluş, sadece gece görüşü sağlamakla kalmayıp, insan görme yetisini kökten değiştirebilecek bir dönüm noktası olabilir.
