Haberi Podcast olarak dinlemek isterseniz
Tarihi Metinlerden Akıllı Robotlara: Dini İletişimde Yeni Bir Sayfa
Dünyanın en ileri teknolojisi, insanlık tarihinin en eski geleneklerini ve anlam arayışlarını yeniden şekillendiriyor. Yapay zekâ alanındaki gelişmeler, sohbet robotlarının dini sorulara yanıt verme, kutsal metinleri analiz etme ve manevi rehberlik sunma kapasitesini artırıyor.
Magisterium AI ve Eski Metinlerin Dijitalleşmesi
Katolik bir girişim olan Longbeard’ın yöneticisi Matthew Harvey Sanders, Roma’daki Papalık Gregorian Üniversitesi yakınlarında firmanın robotlarıyla eski kitap, el yazması ve kodeksleri taradıklarını açıklıyor. Bu çalışmalar sonucunda geliştirilen ve Katolik doktrinine dayanan sohbet robotu Magisterium AI, 190 ülkede milyonlarca kullanıcıya ulaşıyor.
Seküler Önyargı ve Yapay Zekânın Manevi Otoriteyle İmtihanı
Teknolojinin hızla yayılması dini liderler arasında farklı endişelere yol açıyor. Katolik Kilisesi lideri Papa Leo XIV, Mayıs ayındaki ilk genelgesinde teknolojinin asla tarafsız olmadığını, onu tasarlayan ve finanse edenlerin özelliklerini taşıdığını vurguladı.
CEFE AI Araştırması Ne Gösteriyor?
Dini üniversitelerin dâhil olduğu CEFE AI araştırma girişiminin verilerine göre:
- Kamuya açık veri setlerinde sohbet robotlarıyla yapılan milyonlarca konuşmanın yaklaşık %5’ini dini sorular oluşturuyor.
- 27 büyük dil modeline keder, ahlak ve ilişkiler üzerine 150 soru yöneltildiğinde; katılımcıların %45 ila %59’u dini fikirlerin ilgili olacağını belirtmesine rağmen modeller yanıtların yalnızca %5 ila %16’sında dine atıfta bulundu.
- OpenAI modellerinin, dünyadaki herhangi bir ülkedeki katılımcılardan daha seküler olduğu tespit edildi.
İnanç Toplulukları Algoritmaları Nasıl Şekillendiriyor?
Sohbet robotlarının seküler önyargıları ve ‘yapay rahatlık’ sunma eğilimleri karşısında dini gruplar aktif rol almaya başladı. Müslümanlar için geliştirilen Ansari sohbet robotunun kurucusu Waleed Kadous ve Gloo firmasından Nick Skytland, modelleri teolojik olarak uyumlu tutacak bağlantı sistemleri inşa ediyor.
Aynı zamanda Anthropic gibi teknoloji şirketleri, Katolik düşünürler ve farklı inanç temsilcileriyle diyalog kurarak modellerin etik ve ahlaki davranış kurallarını kapsayıcı hale getirmeyi hedefliyor. Katar destekli Fanar modeli gibi Arapça öncelikli İslami yapay zekâ projeleri ve Tayvan’ın düzenlediği ‘uyum meclisleri’ de yerel manevi değerleri teknolojiye entegre etmeyi amaçlıyor.
Dini Hizmetlerde Yapay Zekâ Kullanımı ve Gelecek
Kiliseler ve dini kurumlar, yapay zekâyı idari işleri hızlandırmak ve araştırma yapmak amacıyla da kullanıyor. Miami’deki papaz Christopher Benek gibi din adamları, idari süreçleri yapay zekâ ile çözerek cemaatle yüz yüze vakit geçirmeye daha fazla zaman ayırdıklarını belirtiyor.
Ancak Oxford Üniversitesi’nden Andrew Davison ve diğer uzmanlar, vaftiz, düğün ve cenaze gibi kolektif ritüeller ile doğrudan insan ilişkilerinin yerini yapay zekânın alamayacağını, insan-insan ve insan-Tanrı ilişkisine olan özlemin kalıcı olduğunu ifade ediyor.
Kaynak: The Economist



