Teknoloji dünyasının iki devi Nvidia ve AMD, ABD hükümeti ile oldukça sıra dışı bir anlaşmaya imza attı. Financial Times’ın duyurduğu ve üç farklı kaynağın doğruladığı bilgilere göre, şirketler Çin’e yapay zeka çipi satışı yapabilmek için elde ettikleri gelirin %15’ini ABD hükümetine ödemeyi kabul etti. Bu anlaşma, geleneksel olarak ulusal güvenlik gerekçeleriyle uygulanan ihracat kontrollerinin aksine, ekonomik bir gelir paylaşımı modeli getirmesiyle tartışmaları beraberinde getirdi.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Tartışmanın Kalbindeki Ayrıntılar
Bu anlaşmanın duyurulması, hem siyasi hem de hukuki çevrelerde büyük yankı uyandırdı. Uzmanlara göre, ihracat lisansı karşılığında hükümete ödeme yapılması, ABD Anayasası’nın ihracat vergilerini yasaklayan maddesini ihlal edebilir. George W. Bush döneminde ihracat kontrollerinden sorumlu üst düzey yetkili olan Christopher Padilla, bu durumu “eşi benzeri görülmemiş ve tehlikeli” olarak nitelendirerek, anlaşmayı “rüşvet veya şantaj gibi” yorumladı.
- Ulusal Güvenlik vs. Gelir Paylaşımı: ABD hükümeti, ihracat kontrollerini genellikle ulusal güvenlik zorunlulukları nedeniyle uyguladığını savunuyor. Ancak bu anlaşma, kararın finansal bir motivasyonla alındığına dair ciddi şüpheler uyandırıyor.
- Anayasal Kaygılar: Eski Beyaz Saray yetkilisi Peter Harrell, bu anlaşmanın Anayasa’nın ihracat vergilerini yasaklayan hükmünü ihlal edebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
- Nvidia’nın Konumu: Çin’e en son satılmasına izin verilen H20 AI çipleri de dahil olmak üzere, Nvidia, ABD-Çin teknolojik rekabetinin merkezinde yer alıyor. Şirket, yaptığı açıklamada, ihracat kontrol kurallarının Amerika’nın küresel rekabetini desteklemesi gerektiğini vurguladı.
Trump Yönetiminin Rolü ve Gelecek Planları
Anlaşmanın detayları, Donald Trump’ın Beyaz Saray’da yürüttüğü politika değişiklikleri ve Nvidia CEO’su Jensen Huang ile yaptığı görüşmelerle yakından ilişkili. Daha önce Çin’e H20 çipi satışlarını durduran Trump yönetimi, temmuz ayında bu karardan vazgeçerek tartışmaları alevlendirmişti. Bir kaynağa göre, %15’lik anlaşmanın sağlanmasının ardından Trump, Ticaret Bakanı’ndan lisansların verilmesini talep etti.
Bu sıra dışı anlaşma, ABD’nin küresel teknoloji yarışında nasıl bir strateji izlediğini ve ulusal güvenlik ile ekonomik çıkarlar arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne seriyor.



