Nesli tükenmekte olan bir türü kurtarmak için gereken genetik materyalin, hayvanın bıraktığı bir parça dışkıda saklı olabileceğini hiç düşündünüz mü? Oxford Üniversitesi ve Chester Hayvanat Bahçesi’nin ortaklaşa yürüttüğü çığır açan bir araştırma, tam olarak bunu yapmayı hedefliyor. Bilim insanları, hayvan dışkısından toplanan canlı hücreleri, gelecekte kök hücrelere ve nihayetinde sperm ve yumurtalara dönüştürerek, türleri yok olmaktan kurtarmak için devrim niteliğinde bir yöntem geliştiriyor.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Bu yöntem başarılı olursa, bir hayvanı rahatsız etmeden, hatta görmeden bile genetik materyalini toplamak mümkün olacak ve bu, doğa koruma çabalarında yeni bir çağ başlatabilir.
Öne Çıkanlar:
- Çığır Açan Yöntem: Oxford Üniversitesi ve Chester Hayvanat Bahçesi’ndeki bilim insanları, nesli tükenmekte olan hayvanların dışkısından canlı hücreler toplamayı ve bu hücreleri koruma amaçlı kullanmayı hedefleyen yeni bir proje yürütüyor.
- Nihai Hedef: Üreme Hücreleri: Araştırmanın nihai amacı, dışkıdan elde edilen bu canlı hücreleri önce kök hücrelere, ardından da türlerin devamlılığı için kullanılabilecek sperm ve yumurta hücrelerine dönüştürmek.
- Non-invaziv Devrim: Bu yöntem başarılı olursa, hayvanları rahatsız etmeden, non-invaziv (müdahalesiz), uygun maliyetli ve verimli bir şekilde genetik örnek toplamak mümkün olacak. Bu, mevcut kısıtlayıcı toplama yöntemlerine göre büyük bir adımdır.
- Mevcut Durum: Şu anda aslan, fil ve zürafa gibi hayvanat bahçesi hayvanlarından taze dışkı örnekleri toplanarak Oxford’daki laboratuvarlarda hücre ayırma ve kültürleme teknikleri deneniyor.
- Yok Oluşa Karşı Umut: Uluslararası Doğa Koruma Birliği’ne göre 41.000’den fazla tür yok olma tehlikesiyle karşı karşıyayken, bu yöntemin gelecekte türler için bir “can simidi” olabileceği umuluyor.
“Her Şeyi Değiştirebilir”: Non-invaziv Devrim
Şu anki uygulamada, genetik örnek toplamak oldukça zor. Chester Hayvanat Bahçesi’nden Dr. Rhiannon Bolton, “Birleşik Krallık veterinerlik yönergeleri, genetik örnekleri yalnızca çok özel durumlarda veya ölümden sonra toplayabileceğiniz anlamına geliyor ve bu da toplayabileceğiniz örnekleri sınırlıyor,” diyor.
Yeni yöntem ise bu engelleri tamamen ortadan kaldırabilir. Dr. Bolton, “Eğer bu işe yararsa, her şeyi değiştirebilir. Canlı hayvan hücrelerinin toplanması ve depolanması invaziv olmayan, uygun maliyetli ve verimli bir hale gelecektir,” diye ekliyor.
Laboratuvardaki Süreç: Dışkıdan Kök Hücreye
Peki bu bilim kurgu filmlerini aratmayan süreç nasıl işliyor?
- Toplama: Hayvanat bahçesi bakıcıları, aslan, fil, zürafa ve okapi gibi hayvanlardan mümkün olan en taze dışkı örneklerini topluyor.
- İşleme: Örnekler laboratuvarda, hayvanın diyetinden kalan artıklar ve bakterilerden arındırılıyor.
- İzolasyon ve Kültürleme: Bu temizleme işlemi sayesinde, donör hayvana ait canlı hücreler izole ediliyor, yıkanıyor ve kültürlenerek çoğaltılıyor.
Bu canlı hücrelerin gelecekte kök hücrelere, bu kök hücrelerin de koruma amaçlı üreme ve hatta klonlamada kullanılabilecek sperm ve yumurta hücrelerine dönüştürülme potansiyeli bulunuyor.
Hayvanat Bahçesinden Vahşi Doğaya
Şu anda projenin taze örneklere ihtiyacı olduğu için Chester Hayvanat Bahçesi mükemmel bir laboratuvar görevi görüyor. Hayvanat bahçesi, zaten hayvanlarının sağlık ve üreme döngülerini izlemek için dışkılarındaki hormonları test etme konusunda uzmanlaşmış durumda.
Ancak nihai hedef, bu tekniği bir gün sahada da kullanarak vahşi doğadaki nadir hayvanlardan alınan hücreleri korumak ve nesillerinin tükenmesini önlemek için mümkün olduğunca çok genetik materyal biriktirmek.
Chester Hayvanat Bahçesi’nin bilim başkanı Dr. Sue Walker’ın da belirttiği gibi, “Bilim ilerledikçe, bu yöntemler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan türler için bir can simidi sunabilir.”.



