Sosyal medyadaki kutuplaşma, yankı odaları ve zehirli tartışmalar için genellikle algoritmaları veya insan doğasını suçlarız. Peki ya ikisi de denklemden çıksa ne olur? Amsterdam Üniversitesi‘nden araştırmacılar, tam olarak bunu test etmek için sadece yapay zeka botlarından oluşan bir sosyal ağ kurdu ve sonuçlar, sorunun çok daha derinlerde yattığını gösterdi. Reklamların, öneri algoritmalarının ve insan faktörünün olmadığı bu yapay dünyada bile, sosyal medya hızla gruplaştı, en aşırı sesler yükseldi ve küçük bir “influencer” eliti tüm sohbeti domine etti.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Geçen Salı yayınlanan ve Dr. Petter Törnberg ile Maik Larooij liderliğinde yürütülen araştırmada, OpenAI’nin GPT-4o mini modeliyle güçlendirilmiş 500 yapay zeka botu, minimal bir sosyal ağa yerleştirildi. Bu botlara, Amerikan Ulusal Seçim Çalışmaları veri setinden alınan verilerle; yaş, gelir, siyasi görüş ve kişisel ilgi alanları gibi gerçekçi kişilikler atandı. Araştırmacılar, deneyi Llama-3.2-8B ve DeepSeek-R1 gibi farklı yapay zeka modelleriyle tekrarladıklarında da “aynı nitel örüntüleri” elde ettiklerini belirttiler.
Herhangi bir algoritmanın yönlendirmesi olmaksızın, botlar serbestçe paylaşım yaptı, birbirlerini takip etti ve kısa sürede insan sosyal medyasının en sorunlu dinamiklerini kopyaladı. Siyasi olarak kendilerine benzeyenleri takip ederek sıkı sıkıya kapalı yankı odaları oluşturdular. En taraflı ve aşırı görüşler, en fazla etkileşimi ve takipçiyi toplayarak hızla yayıldı. Sonunda, küçük bir “etkileyici” bot grubu, tüm platformdaki sohbetin hakimi oldu.
Öne Çıkanlar:
- Algoritmasız Deney: Amsterdam Üniversitesi’nden araştırmacılar, 500 yapay zeka botuyla, öneri algoritması veya reklam olmayan bir sosyal ağ kurdu.
- Zehirli Dinamikler Kopyalandı: İnsanlar ve algoritmalar olmamasına rağmen, botlar hızla kutuplaştı, yankı odaları oluşturdu ve en aşırı sesleri yükseltti.
- Çözümler İşe Yaramadı: Araştırmacılar, kronolojik akış, takipçi sayısını gizleme ve karşıt görüşleri güçlendirme gibi kutuplaşmayı azaltmayı amaçlayan altı farklı müdahaleyi test etti. Hiçbiri temel sorunu çözemedi.
- Asıl Sorun Mimari: Çalışmanın yazarları, “Bulgularımız, sosyal medyadaki işlev bozukluklarının temelde algoritmik düzenlemenin bir sonucu olduğu yönündeki yaygın görüşe meydan okuyor,” diyerek sorunun kökeninin, “duygusal ve tepkisel paylaşımlarla büyüyen ağ mimarisinde” yattığını öne sürdü.
- Yapay Zeka Bir Araştırma Aracı: Bu çalışma, yapay zeka ajanlarının sosyal dinamikleri ve teorileri test etmek için güçlü bir araç olabileceğini gösteriyor, ancak araştırmacılar bu modellerin “kara kutu” olduğu ve “gömülü önyargı riskleri” taşıdığı konusunda uyarıyor.
Düzeltme Çabaları da Başarısız Oldu
Araştırmanın belki de en çarpıcı bulgusu, denenen çözümlerin başarısızlığı oldu. Ekip, kutuplaşmayı kırmak için tasarlanmış altı farklı müdahaleyi test etti. Bunlar arasında gönderileri kronolojik olarak sıralamak, viral içeriğin önemini azaltmak ve takipçi sayılarını gizlemek gibi popüler öneriler de vardı. Sonuç? “Birçoğu orta düzeyde olumlu etkiler gösterse de, hiçbiri temel patolojileri tam olarak ele almadı ve bir boyuttaki iyileşmeler genellikle bir diğerinin kötüleşmesi pahasına gerçekleşti.”
Araştırmacılar, bu bulguların sosyal medyadaki sorunun kaynağına dair yaygın kanıyı sarstığını belirtiyor. Onlara göre asıl suçlu, ne gördüğümüze karar veren algoritmalar değil, platformların en başından beri “duygusal ve tepkisel paylaşımlarla” büyümeye dayalı temel yapısı olabilir.
Bu, yapay zeka botlarının sosyal davranışları incelemek için kullanıldığı ilk deney değil. Business Insider, 2023’te yine Törnberg liderliğinde yapılan benzer bir deneyi ve Facebook‘un 2020’de çevrimiçi toksisiteyi incelemek için milyonlarca botla kendi simülasyonunu kurduğunu aktarmıştı. Bu son çalışma, yapay zekayı sosyal teorileri test etmek için kullanmanın potansiyelini gösterirken, aynı zamanda bu yapay zihinlerin bile sosyal ağların yapısal sorunlarından kaçamadığını kanıtlıyor.
Kaynak: Business Insider
