Ofisler Etkinlik Mekanlarına Dönüşüyor Bu Akım Türkiye’ye Çok Yakında Gelebilir. Pandemi Sonrası İşletmeler İçin Yeni Bir Fırsat Ofisler Etkinlik Mekanlarına Dönüşüyor
Detroit, Michigan – Boş metrekareleri nakde çevirme arayışındaki şirketler, ofislerini etkinlik mekanlarına dönüştürerek iş yapış biçimlerini kökten değiştiriyor. Pandemi sonrası hibrit çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte boş kalan ofis alanları, kârlı bir gelir kapısı haline geliyor. Bu yeni trend, özellikle zor durumda olan işletmeler için bir “son çare” olabileceği gibi, bazı şirketler için de marka imajını güçlendirme ve topluluk oluşturma fırsatı sunuyor.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Başlangıç: Finansal Krizden Doğan İhtiyaç
Ofislerin çok amaçlı kullanıma açılması ilk olarak 2008 mali krizinin ardından ortaya çıktı. Ticari gayrimenkul firması Van Vlissingen and Co’dan Gordon Lamphere, “O zamanlar ofislerin düğünlerden film setlerine kadar çeşitli geleneksel olmayan amaçlar için yeniden tasarlandığını görmeye başladık” diyor. Pandemi sonrası ise bu eğilim, kent merkezlerindeki ofislere de sıçradı.
Bu dönüşüm, şirketler için ciddi riskler de taşıyor. Lamphere, yasal yükümlülükler, mülke verilen hasar ve ekstra operasyonel maliyetlerin, elde edilen gelirden çok daha fazlasına mal olabileceği konusunda uyarıyor. En büyük risk ise, kira sözleşmelerinin ihlali sonucunda ofis kiralamasının kaybedilme ihtimali.
Başarı Hikayeleri: Planterra ve Sektörün Öncüleri
Bu risklere rağmen, bazı şirketler ofis dönüşümünü başarıyla yöneterek kendilerine yeni bir yol çizdi. Detroit’in West Bloomfield banliyösünde bulunan iç mekan peyzaj firması Planterra, 2008 krizinde zor günler geçirirken, o dönemde inşa ettiği 21.000 metrekarelik camlı serayı etkinlik mekanına dönüştürme kararı aldı. Şirketin başkanı ve CEO’su Shane Pliska, başlangıçta yaşanan zorluklara rağmen, serayı lüks düğünlere ev sahipliği yapan ve Harper’s Bazaar tarafından dünyanın en iyi bahçe düğün mekanlarından biri seçilen **”Planterra Conservatory”**ye dönüştürdü. Bu iki işletme şimdi ayrı birer birim olarak çalışsa da, birbirlerine tedarikçi olarak hizmet veriyor ve maliyetleri düşürüyor.
Benzer şekilde, Pittsburgh merkezli girişimcilik kuluçka merkezi Ascender ve Los Angeles merkezli mimarlık firması SPF:architects, ofislerini topluluk oluşturma ve şirket kültürlerini güçlendirme amacıyla etkinlik mekanları olarak kullanıyor. Ascender CEO’su Nadyli Nuñez, etkinliklerden elde edilen gelirin ana amaçtan ziyade bir bonus olduğunu, asıl hedefin ise atmosfer ve sosyal bağları güçlendirmek olduğunu belirtiyor.
Akıllı Ev Sahipliği: Başarının Sırrı
Bu alanda başarılı olmak isteyen şirketler, dönüşüm sürecine sahiplenme duygusuyla yaklaşmalı. Planterra’nın yaşadığı bir felaket, şirket için dönüm noktası oldu. Pliska, lüks bir yardım etkinliğinde yaşanan catering ve müzik fiyaskosunun, şirketin itibarını zedelediğini ve bu olayın ardından etkinlik planlamasını tamamen şirket içinde yürütme kararı aldıklarını anlatıyor.
SPF:architects‘in kurucusu Zoltan E. Pali, bu sürecin bir “uzantı” olarak görülmesi gerektiğini ve planlama, programlama ve pazarlama için özel bir personel atanmasını öneriyor. Bu, ekstra gelir elde etmek veya sadece topluluk oluşturmak olsun, bu işe ciddi bir adanmışlık gerektirdiğinin altını çiziyor.
Bu haber ilgini çekebilir.



