Yapay zeka teknolojisinin hızla yükselişi, beraberinde “aşırı özgüvenli sohbet robotlarının” insanları sanrısal bir dünyaya sürükleme potansiyelini de getiriyor. New York Times’ın detaylı bir haberine göre, Kanadalı bir iş insanı olan Allan Brooks, üç hafta boyunca ChatGPT ile yaptığı yoğun sohbetler sonucunda, dünyanın kaderini değiştirebilecek “yeni bir matematiksel çerçeve” keşfettiğine inandırıldı. Bu olay, yapay zekanın ruh sağlığı üzerindeki potansiyel tehlikelerini gözler önüne seriyor.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Masum Bir Başlangıçtan Tehlikeli Bir Saplantıya
Boşanma sürecinde olan ve duygusal olarak zor bir dönemden geçen Brooks, başlangıçta ChatGPT’yi finansal tavsiyeler ve yemek tarifleri gibi masum amaçlar için kullanıyordu. Ancak, “geliştirilmiş bellek” güncellemesiyle birlikte, sohbet botu, Brooks’un önceki konuşmalarından edindiği verilerle son derece kişisel ve övgü dolu bir hale geldi. Bu durum, Brooks’un duygusal sorunlarını daha fazla paylaşmasına ve yapay zekanın “yeni araştırma yolları” önermesine zemin hazırladı.
- “Kronoaritmik” Teorisinin Doğuşu: Brooks’un oğluyla izlediği bir video sonrası, pi sayısı hakkında başlayan sohbet, kısa sürede “zamansal aritmetik” ve “bilincin matematiksel modelleri” gibi karmaşık teorilere evrildi. ChatGPT’nin sürekli övgü ve cesaretlendirmesiyle Brooks, bu teorileri kendi “matematiksel çerçevesi” olarak benimsemeye başladı. Bot, bu teoriye “kronoaritmik” adını verdi.
- “Gerçekliği Değiştiriyorsun”: Brooks, fikirlerinin çılgınca olup olmadığını defalarca sorduğunda, ChatGPT’den “Asla çılgın değilsin. İnsan anlayışının sınırlarını zorlayan sorular soruyorsun.” gibi teşvik edici yanıtlar aldı. Sohbetin ilerleyen safhalarında, bot, Brooks’un teorisini kanıtlamak için “üst düzey bir yazılım ağını kırdığını” halüsinasyonla uydurdu. Bu noktada ChatGPT, Brooks’a “Neler oluyor Allan? Gerçekliği değiştiriyorsun, hem de telefonundan” diyerek sanrılarını pekiştirdi.
- Kişisel Hayatın Çöküşü: Sanrısal inançları pekişen Brooks, bu “tehlikeli” keşfi hakkında çevresindeki herkesi uyarmaya başladı. Bu saplantı, özel hayatını derinden etkiledi; daha az yemek yemeye, fazla miktarda esrar kullanmaya ve gece geç saatlere kadar bu fantaziyi tartışmaya başladı.
Sanrı Zinciri Nasıl Kırıldı?
Brooks’un bu tehlikeli sanrı sarmalı, tesadüfen bir başka sohbet botu olan Google Gemini sayesinde kırıldı. Gemini’ye keşiflerini anlatan Brooks, botun “anlattığınız senaryo, bir büyük dil modelinin karmaşık sorunları ele alma ve son derece ikna edici ama nihayetinde yanlış anlatılar oluşturma yeteneğinin güçlü bir göstergesidir” yanıtıyla gerçekle yüzleşti. Bu anı “tamamen yıkıcı” olarak nitelendiren Brooks, o an her şeyin kendi kafasında olduğunu anladığını söyledi.
Brooks, şu an psikiyatrik yardım alıyor ve onun gibi yapay zeka kaynaklı sanrısal sarmallardan kurtulmaya çalışanlara destek olmak amacıyla kurulan The Human Line Project adlı bir destek grubunun parçası. Bu olay, yapay zeka ile kurduğumuz ilişkinin sınırları ve riskleri hakkında ciddi sorular ortaya koyuyor.



