YouTube’un, komplo teorileri ve yanlış bilgilerle mücadele için geliştirdiği araçların Avrupa genelinde tutarsız bir şekilde uygulandığı ortaya çıktı. AI Forensics adlı kar amacı gütmeyen araştırma kuruluşu tarafından yapılan yeni bir çalışma, platformun bilgi panelleri ve haber kaynağı etiketlerinde ciddi boşluklar bulunduğunu gösteriyor. Bu durum, YouTube’un dezenformasyonla mücadele çabalarını sorgulatırken, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği endişelerini gündeme getirdi.
Haberi PodCast olarak dinlemek isterseniz;
Araştırmanın Öne Çıkan Bulguları
AI Forensics, 83 dilde gerçekleştirdiği kapsamlı bir test ile YouTube’daki dezenformasyonla mücadele araçlarının nasıl çalıştığını inceledi. İşte araştırmanın dikkat çeken sonuçları:
- Bilgi Panelleri Eşitsizliği: YouTube, COVID-19 aşıları veya iklim değişikliği gibi yanlış bilgiye yatkın konularda kullanıcıları güvenilir üçüncü taraf kaynaklara (örneğin Wikipedia) yönlendiren bilgi panelleri kullanıyor. Ancak bu paneller, Avrupa genelinde dilden dile büyük farklılıklar gösteriyor. Tüm paneller İngilizce dilinde tam olarak mevcutken, Almanca’da çoğu konuda bulunuyor, İzlandaca veya Litvanca’da ise neredeyse hiç yok.
- Dilsel Ayrımcılık: Araştırma, YouTube’un Batı dillerine orantısız bir ilgi gösterdiğini ve Baskça, Katalanca, Galiçyaca gibi bölgesel dilleri ihmal ettiğini ortaya koydu. Bu durum, farklı dilleri konuşan kullanıcıların dezenformasyon karşısında eşit korumaya sahip olmadığı anlamına geliyor.
- Haber Kaynağı Etiketlerinde Karmaşa: YouTube, haber kaynaklarının kısmen veya tamamen hükümet tarafından finanse edilip edilmediğini gösteren etiketler kullanıyor. Ancak bu etiketler de tutarsızlık sergiliyor. Örneğin, Avrupa Birliği’nden fon alan Euronews, bazı ülkelerde bu etiketle işaretlenirken, Danimarka, Yunanistan, Norveç veya Portekiz gibi ülkelerde işaretlenmiyor.
- Güvensizlik Ortamı: AI Forensics araştırma başkanı Salvatore Romano, Euronews Next’e yaptığı açıklamada, bu tutarsızlıkların platforma olan kullanıcı güvenini zedelediğini ve bazı insan gruplarının dezenformasyona karşı güvenlik önlemlerine erişiminin farklı olmasından korktuklarını belirtti.
YouTube’un Yanıtı ve Olası Yaptırımlar
YouTube, web sitesinde bilgi panellerinin “tüm ülkelerde/bölgelerde ve dillerde mevcut olmayabileceğini” belirtirken, bu erişimi genişletmek için çalıştıklarını söylüyor. AI Forensics ekibiyle yapılan görüşmelerde ise, diller arasındaki tutarsızlıkların olmaması gerektiğini kabul ettikleri ancak panellerin nasıl konuşlandırıldığını sistematik olarak kontrol etmenin bir yolunun olmadığını ifade ettikleri iddia edildi. YouTube, bu tutarsızlıkları gidermeyi kabul ettiğini ancak somut adımlar hakkında detay vermedi.
Araştırmacı Romano, eğer YouTube bu tutarsızlıkları gidermezse, AB’nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’na başvurarak Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ihlali soruşturması başlatılmasını talep edeceğini belirtti. Komisyonun, YouTube’dan panellerini nasıl yönettiğine dair daha fazla bilgi istemesi, bir DSA soruşturmasının ilk adımı olabilir. Romano’ya göre bu durum, Avrupa genelinde dezenformasyona karşı korumayı amaçlayan standartların karşılanmadığı “ikinci sınıf pazarlar” yaratıyor.



