Haberi Podcast olarak dinlemek isterseniz
Akıllı Telefonlarda Yapay Zeka Dönemi
Google, yeni akıllı telefon serisi Pixel 11 ile yapay zekayı cihaz kullanımının merkezine yerleştirme vizyonunu sürdürüyor. 900 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunulan Pixel telefonları pazar payı açısından küçük bir dilimi temsil etse de, sektör genelindeki yeniliklere öncülük etme potansiyeliyle dikkat çekiyor. Şirket, kullanıcıların uygulamaları elle çalıştırmak yerine Google’ın Gemini yapay zeka asistanına talimat vermesini hedefleyen bir model geliştiriyor.
Gemini İle Uygulama Kontrolü Ne Kadar Başarılı?
Pixel 11, Gemini Intelligence yazılımı sayesinde kullanıcı adına uygulamalar içinde işlem yapabiliyor. Örneğin, mesajlaşma sırasında konuşulan bir restoran için OpenTable üzerinden masa rezervasyonu yapılabiliyor veya Instacart uygulaması üzerinden sesli komutlarla market alışverişi listesi oluşturulabiliyor.
Ancak yapılan bir haftalık 1.100 dolarlık Pixel 11 Pro testlerinde bu özelliğin henüz tam kararlılıkla çalışmadığı görüldü. Masa rezervasyonu denemesinde zaman dilimlerinin ekrandan kaybolması ve uzun market listesi okurken Gemini tuşunun aynı zamanda güç tuşu olması sebebiyle cihazın kapanması gibi kullanım zorlukları yaşandı. Bu durum, yapay zeka aracılığıyla uygulama kontrolünün henüz geleneksel yöntemlerden daha hızlı olmadığını gösteriyor.
Magic Capture: Fotoğrafları Yapay Zeka mı Seçmeli?
Yeni modelle birlikte sunulan bir diğer dikkat çekici yenilik ise Magic Capture kamera modu oldu. Bu modda kamera kısa bir video kaydı gerçekleştiriyor ve Gemini altyapısı bu kayıt içindeki en iyi kareyi seçerek fotoğraf olarak kaydediyor. Sistem; göz kırpma veya asık surat gibi anları eleyerek en iyi tebessümü yakalamayı amaçlıyor.
Test sürecinde evcil hayvan fotoğraflarında başarılı sonuçlar elde edilse de, kullanıcıların fotoğrafları kendilerinin inceleyip seçme alışkanlığının tamamen yapay zekaya devredilmesinin herkes için uygun olmayabileceği değerlendiriliyor.
Canlı Seslendirme ve Çeviri Yetenekleri
Pixel 11’in en beğenilen ve gelecek vaat eden özelliği ise otomatik canlı seslendirme teknolojisi oldu. Kullanıcılar bir YouTube videosu izlerken veya podcast dinlerken, yapay zeka konuşmacının ses tonunu taklit ederek içeriği seçilen dile anlık olarak çevirebiliyor.
Fransızca dil desteğiyle yapılan testlerde çevirilerin zaman zaman oldukça kelimesi kelimesine ve yapay kaldığı görülse de, teknolojinin sunduğu potansiyelin küresel kullanıcı deneyimini önemli ölçüde geliştirme kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor.
Sonuç: Devrim mi, İşlevsel Araçlar mı?
Pixel 11 deneyimi, yapay zekanın henüz telefon kullanım alışkanlıklarını tamamen değiştiren bir ana arayüz olmaktan ziyade, belirli işlerde yardımcı olan pratik araçlar kümesi olarak algılandığını ortaya koyuyor. Arama filtreleme, ses kayıtlarını metne dökme ve nesne silme gibi işlevlerin ardından canlı seslendirme gibi araçlar da yapay zekanın telefonları daha kullanışlı hale getiren önemli bileşenleri arasında yerini alıyor.
Kaynak: The New York Times – Brian X. Chen



